Anasayfa » Blog » Bediuzzaman Said Nursi ve Klaas Schilder

Bediuzzaman Said Nursi ve Klaas Schilder

Bediüzzaman Said Nursi (1876–1960) ve Klaas Schilder (1890-1952)… Birbirlerinin adını hiç duymamış iki farklı isim…. Aynı zaman diliminde, fakat farklı dünyalarda yaşayıp çalışmış iki adam… Biri Türk ve Müslüman, öbürü Hollandalı bir Hıristiyandı…

Bediüzzaman Said Nursi (1876/7–1960)  ve Klaas Schilder
Tarih: 8 – 9 Şubat 2008 Salon: Rotterdam İslam Üniversitesi, Hollanda

Takdim: Bediüzzaman Said Nursi (1876–1960) ve Klaas Schilder (1890-1952)… Birbirlerinin adını hiç duymamış iki farklı isim… Aynı zaman diliminde, fakat farklı dünyalarda yaşayıp çalışmış iki adam… Biri Türk ve Müslüman, öbürü Hollandalı bir Hıristiyandı…

Yine de bugünlerde olduğu gibi, o günlerde de tek bir dünya vardı ve bu dünyada bu iki ilahiyatçı, aynı sorunlarla karşı karşıya geliyordu. Her ikisi de, ahiret ışığında din ve toplum arasındaki ilişkiye odaklanmıştı.

Fikirlerini gizlemedikleri için, onlara muhalefet eden kişilerin ortaya çıkmasına sebebiyet verdiler. Dışlandılar. Ama aynı zamanda yazıları ve konuşmaları sayesinde taraftarları da oldu. Birinde, bütün bunlar tipik Osmanlı bağlamında meydana geldi; ikincisinde, tamamen Hollanda’ya özgü bir çerçevede.

Nursi, Rotterdam’da varlığını açıkça hissettiren ve “Nurculuk” adıyla bilinen İslami hareketin manevi önderidir. Serbest Reform Kilisesi ise, profesör olmadan aynı şehrin Delftshaven mahallesinde pastorluk yapmış olan Klaas Schilder’siz düşünülemez.

Özellikle Hollanda’nın bu liman şehrinin bu bölümünde “Nurcular” ile “Serbestler” yıllardır birbirleriyle görüşüp fikir alışverişinde bulundular. Fiziksel olarak Nursi ile Schilder birbirinden binlerce kilometre uzaktaydılar. Şimdi ise biz, yalnızca aynı dünyada değil, aynı şehirde, hatta aynı semtte yaşamaktayız. Çalışırken, okurken ya da sokakta yürürken, devamlı olarak birbirimizle karşılaşıyoruz.

Birbirimizi görmezlikten gelerek yaşamamız imkânsız da değil. Herkesin, kendi küçük dünyasında olduğu bir yaşam. Ama biz bunu istemiyoruz. Birbirimize karşı ilgi duyuyoruz. Dinlerimiz karşılıklı ilgimizi çekiyor. Birlikte yaşamak istiyoruz. Aynı soruları paylaşıyoruz, çünkü cemaatlerimizin beşiğinde duran kişileri meşgul eden aynı sorular bizi de meşgul etmeye devam ediyor. Çıkış noktalarımız da aynı.

Hem Hollanda’da hem Türkiye’de yasa doğrultusunda şekillenen, her iki ülkenin kendine göre anlam verdikleri bir “Laiklik” anlayışı var. Laiklik kavramı, hepimize göre “Allah ile yeryüzü arasında bir ayırım” anlamına kesinlikle gelemez. Dini, sadece kendi evinde, kendi kapısının arkasında yaşayabilirsin anlamına da gelemez. Allah her yerde “hazır ve nazır”dır ve günlük realitelerde varlığını hissettirmektedir. Bir insanın Müslüman ya da Hıristiyan olması; o kişinin topluma karşı sorumluk duyması, siyasete katılması gibi şeyleri beraberinde getirir.

“Ama biz buna nasıl şekil vereceğiz?” Bizim sorumuz budur. İçinde yaşadığımız toplum homojen değildir bir kere. Yalnızca Müslümanlarla Hıristiyanlardan oluşmuyor çünkü. Başka dinler de mevcuttur. Bununla birlikte hayatlarını Allah’sız sürdürmeyi tercih eden insanlar da var.

Nereye kadar topluma katılabiliriz? Hangi noktada sürgünlük ya da kendi isteğimizle seçilen bir “ayrılık” kaçınılmaz olur? Arada sırada hepimiz kendimizi, kendi ülkemizde bir yabancı, çok kültürlü toplumda bir garip bilimci olarak tek başına kalmış bir insan gibi hissetmiyor muyuz?

Müslümanlarla Hıristiyanlar olarak yollarımız nerede ayrılır? Allah’ın tek olduğu konusundaki farklı inanç açıklamalarımız veya Allah’a Üçlübirlik olarak tapılması pratikte ne anlama geliyor? Yaşayıp çalışırken yöneldiğimiz hedef nedir? Bu “ahiret dünyasında” çevremize, bizi bekleyen Cennet’ten ışık parçaları saçmaya imkânımız var mı?

Yıllardır birbirimizle görüşüp konuşuyoruz. Konuşmalarımızın sonu henüz görünürlerde yok. Bugünlerde yüksek düzeyde bir diyalog beklemekteyiz. İki cemaatin tanınmış konuşmacıları karşılıklı anlayışı güçlendirmeye, aramızdaki bağları yoğunlaştırmaya, iki aylık konuşmaların kalitesini arttırmaya çağrılmıştır. Kim bilir bu belki izlenecek bir örnek de olabilir.

Tebliğ sunan akademisyenler: Prof. Dr. Ahmed Akgündüz, Prof. Dr. Bünyamin Duran, Prof. Dr. Colin Turner, Şükran Vahide

Konular:
Vahiy Öğretisi
Haşir (Ölümden Sonra Dirilme)
Din ve Siyaset İlişkisi
Kültür, Bilim ve Yabancılık Hakkında Görüşler

Salonlar:
Rotterdam İslam Üniversitesi
Hollanda Reformcu Kilisesi

Organize:
Nur Cemaati – Rotterdam
Hollanda Reformcu Kilisesi – Rotterdam

Sempozyum Programı
Birinci Gün
8 Şubat 2008 Cuma
Salon: Rotterdam İslam Üniversitesi

15.30  : Açılış
15.45  : Organizasyon adına açılış konuşması

Birinci Oturum :
Oturum Başkanı : Drs. Marten de Vries

16:00  : Nursi ve Schilder tanıtımı
Said Nursi’nin Hayatı, Şükran Vahide
Klaas Schilder’ın Hayatı, Drs. Wim van der Schee
17.30  : Akşam yemeği ve 2001 – 2007 diyalog toplantıların tanıtımı

İkinci Oturum: Vahiy öğretisi, Oturum Başkanı: Dr. Tural Koç

19.00  : Klaas Schilder’ın Eserlerinde Vahiy öğretisi, Dr. Erik De Boer
19.45  : Akşam Arası
20.30  : Bediuzzaman’ın Eserlerinde Vahiy Öğretisi, Prof. Dr. Ahmet Akgündüz
21.30  : Kapanış ve ondan sonra katılımcılar için resepsiyon

İkinci Gün
9 Şubat 2008 Cumartesi
Salon: Kilise

Üçüncü Oturum     : Ahir zaman ve Hesap günü
Oturum Başkanı     : Martin Ruiter

10.30  : Schilder ve Ahir Zaman, Prof. Dr. Barend Kamphuis
11.30  : Nursi’nin Eserlerinde Haşir, Prof. Dr. Bünyamin Duran
13.00  : Rotterdam Limanı Gemi Gezisi

Dördüncü Oturum : Ahiret Nazarıyla Siyaset
Oturum Başkanı     : Dr. Tural Koç

15.30  : “Şeytan’dan ve Siyasetten Allah’a Sığınırım…” Said Nursi’ye Göre Dinin Toplumda ve Devletteki Rolü, Prof. Dr. Colin Turner
16.30  : Klaas Schilder’in Din ve Siyaset Hakkında Görüşleri, Prof. Dr. George Harinck
17.30  : Akşam Yemeği

Forum: Kültür, Bilim ve Yabancılık Hakkında Müslüman ve Hıristiyan Konuşmacıların Gorüşleri
Forum Başkanı: Dr. Kars Veling

20.00  :Konuşmacılar: Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Prof. Dr. Emin Akçahüseyin, Dr. A.L.Th. de Bruijne, Prof. Dr. Jochem Douma, Prof. Dr. Bünyamin Duran, Dr. Tural Koç ve Dr. A. Vos.
22.30  : Kapanış Konuşması
22.40  : Kapanış ve sonrasında katılımcılar için resepsiyon

Benzer Yazılar

Bir Yorum Yazın