Anasayfa » Blog » Gençlik problemlerine Risale-i Nur’dan çözümler
“Ümitsizlik ve Ümit Arasında Bocalayan Gençliğin Problemleri: Risale-i Nur’dan Çözümler” konulu konferans; Kanada, ABD, İngiltere, Türkiye ve Güney Afrika’dan akademisyenlerin katılımıyla Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde gerçekleştirildi. Açılışı 31 Mayıs 2008 Cumartesi günü yapılan konferans, iki gün sürdü.
Konferans daha önceleri planlanmış olmasına rağmen, bu günler, Güney Afrika’da yaşanan ve bir çok komşu ülke mültecinin ölümüne sebep olan gençlik olaylarıyla aynı döneme denk gelmesi, Nursi’nin fikirlerine olan ilgiyi daha da arttırdı.
Konferansla birlikte Cape Town‘a gelen akademisyenlerden Müslüman kökenli olanlar, konferans öncesi 30 Mayıs 2008 Cuma günü, farklı camilerde konuşma yaparak çeşitli konulara ilişkin Nursi’nin fikir ve düşüncelerini, cami cemaatlerine de anlattılar. Böylece konferansın yanı sıra Güney Afrilkalı Müslümanlar, Cape Town’da uzun süreli bir kültürel faaliyette buluşmuş oldular.
Güney Afrika’da yerleşik Devine Trust Foundation tarafından organize edilen konferansın açılışı 31 Mayıs 2008 Cumartesi günü, şehrin önemli bir kültür merkezi olan Baxter Theatre Center’da sabah saat 9.30’da yapıldı. Sunuculuğunu, ITV televizyonu sunucularından Şamsa Hanım’ın yaptığı toplantının açılışında Kur’an-ı Kerim tilavetinden sonra vakıf adına hoş geldiniz konuşması yapıldı. Nursi ve eserlerini tanıtan DVD’nin izlenmesini müteakip, Eyalet Başkanı İbrahim Resul’ın mesajını, temsilcisi Tahir Salih Bey okudu.
İbrahim Resul mesajında kısaca şöyle dedi: “Güney Afrika’da yapılmakta olan bu birinci Uluslarasası Risale-i Nur ve Said Nursi konferansına davetiniz için çok teşekkür ederim. Bu konferansın burada düzenleniyor olması gerçekten Cape Town, Western Cape ve Güney Afrika için büyük bir şereftir. Bugün, dünya her zamankinden daha çok, Said Nursi’nin manevi liderliğine ve entelektüel katkılarına ihityacı var. O’nun kültürlerarası diyaloğa ve çok kültürlü toplumların bir arada yaşamasına sunmuş olduğu pratik, yaşanabilir çözümler; her türlü takdirin üstündedir. Dolayısıyla düzenlemiş olduğunuz ‘’Ümitsizlik ve Ümit Arasında Bocalayan, Yalnızlaşmış Gençlik ve Dinler: Risale-i Nur’dan Çözümler’’ konulu, gençliğimizin problemlerine odaklanmış bu konferans; Nursi’nin fikir ve düşüncelerinin insanlığı aydınlatmaya devam edeceğinin iyi bir göstergesidir. Önümüzdeki iki gün süreyle devam edecek toplantının başarılı geçmesini diliyor ve yabancı ülkelerden gelen misafirlerimize de güzel Cape Town’umuzda iyi günler geçirmelerini temenni ediyorum.”
”Bütün konuşmacıları dinledim. Hepsinin konuşmasında Nursi ile ilgili ortak olan altın bir şerit gördüm. O da, İslamı ayağa kaldırma azmi ve cehdi.” şeklinde özet olarak kanaatlerini ifade etti.
Açılış oturumundan sonra dört tebliğin sunulduğu ve başkanlığını Uluslararası Barış Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salie Abrahams’ın yaptığı birinci oturumda, Prof. Dr. Faris Kaya, “Modern Türkiye’de İslam ve Said Nursi” konulu tebliğini sundu. İkinci olarak Kanada McGill Üniversitesinden Prof. Dr. Bilal Kuşpınar “Gençliğin Korunmasında ve iyi Yetiştirilmesinde İmanın Rolü: Risale-i Nur’un Ahlaki Eğitim Modeli” konulu tebliğini sundu. Profesör Kuşpınar, kendisini gençlerin yerine koyarak tebliğini yazdığını söyledi. “Said Nursi’nin, eserlerinde dile getirmiş olduğu gibi, hayata, çevreye ve dünyaya imanla bakınca her şeyin bir anlamının olduğunu görüyorum. İmansız gözle bakınca ise her şey anlamını yitirip abesiyete dönüşmüş oluyor. Gençlik, gelişen teknolojik aletlerle yalnızlaşmakta ve ümitsizliğe düşmekte. İşte Nursi, tam bu noktada gençlere her şeye mana-i harfi ile bakmasını öğretmek istemiştir. Ta ki onlar da imanla hayatlarına mana katsınlar ve niçin yaşadıklarını bilsinler. Günümüzde gençlik bir çok nimete mazhar olduğu için hayata anlam verememekte, yalnızlığa ve ümitsizliğe düşmekte. İşte tam bu noktada Nursi, hayatın esas gayesinin ebediyet olduğunu, ebedi değerler için çalışmak gerektiğini, imanın esaslarını isbat ederek kainata mana-i harfi nazariyle bakmasını öğretmektedir. Nursi’de yeis yoktur, ümit vardır.” şeklinde konuşmasını sürdürdü.
İlk oturumun son konuşmacısı Nevada (ABD) Üniversitesi Profesörlerinden Prof. Dr. Yunus Çengel’in sunduğu “Gençliğin yetiştirilmesinde Risale-i Nur Yaklaşımı: Türkiye Deneyimi” konulu tebliğ de dinleyiciler tarafından büyük ilgi ile karşılandı.
İlk oturum, Johanesburg Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Dadoo’nun “Güney Afrika Milli Gençlik Komitesi ve Risale-i Nur” başlıklı tebliği ile devam etti. Stellenbosch Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Waghid’in “Eğitim, Sorumluluk ve Adalet: Ahlakın İkamesinde ve Adaletin Yerli Yerince Oturtulmasında Said Nursi’nin Düşünceleri” konulu tebliği, dinleyiciler tarafından büyük ilgisi ile karşılanarak son buldu. Genç bir akademisyen olan Profesör Waghid (Vahid), tebliğinde ADALET ile EĞİTİM arasında güzel bir ilişki kurarak ADALETİN sağlanması için Nursi’nin niçin EĞİTİM üzerinde bu kadar durduğunu anlattı. Daha sonra, konuyu AFRİKA kıtasına getirerek dünyada en büyük adaletsizliğin yaşandığı AFRİKA kıtasının problemlerinin çözümünün de Nursi’nin dediği gibi eğitimden geçtiğini ifade etti. Yine, EĞİTİM ile SORUMLULUK duygusu arasında benzer bağ kurdu ve AFRİKA‘nın bu neme lazımcılıktan kurtulması için yine Nursi’nin dediği gibi EĞİTİM’e büyük ihtiyaç olduğunu vurguladı. Waghid, tebliğini şu cümle ile bitirdi: “Nursi’nin işaret ettiği gibi, en büyük düşman cehalettir. Afrika’nın kurtuluşunu hedefleyen, eğitime dayalı olmayan hiç bir proje başarılı olamaz. Bizim üç düşmanımız var: Cehalet, zaruret ve ihtilaf. Çareler ise eğitim, birlik ve çalışmaktır.”
İkinci oturumda sırasıyla İngiltere Canterbury Christ Church Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gareth Jones’un “Tarihin Telafisi: Risale-i Nur Üzerine Notlar ve Cape Town’un 6. Mahallesi” konulu duygu yüklü tebliği idi. Ardından Kwa Zulu Üniversitesinden Süleyman Dangor’un “Risale-i Nur’un Günümüz Gençliğinin Problemlerinin Çözümüne Katkısı” konulu tebliği, ABD VTS’den Prof. Dr. Barney Howkins’in “Dinin, Gençliğin Yetiştirilmesindeki Yeri ve Rolü: Risale-i Nur Örneği” konulu tebliği, Prof. Dr. Salie Abrehams’in “Çok Kültürlü Bir Toplumda Gençlik Eğitimi: Risale-i Nur Yaklaşımı” konulu tebliği ve son olarak da Johanesburg Universitesinden Prof. Dr. Eşref Dokrat’ın “Nursi’ye Göre Havf ve Reca Kavramları” konulu tebliği tartışıldı.
Sempozyumun bittiği günün akşamı 100’e yakın seçkin bir misafir grubuna yemek verildi. Orada da birbirinden güzel konuşmalar yapıldı. Güney Afrika’da herkesin sevip saydığı önemli bir dini lider olan Ömer Habir de toplantıya katılıp kısa bir konuşma yaptı. Konuşmasında şu tespitlerde bulundu: “Bu dünyada herkes bir yarış içinde. Fakat yarışlar farklı farklı. Atletler kendi aralarında koşarak yarışırlar ve biri şampiyon olur. Güreşçiler yarışır, birisi yener ve şampiyon olur, madalya alır. Eserlerinden okuyup gördüğüm kadarıyla Said Nursi’nin de bir yarış içinde olduğunu söylemek mümkün. Fakat o, farklı bir yarışta: “tevazu” ve “mahviyet” yarışında!”
Toplantının ikinci günü ise, akademisyenlerin katımıyla halka yönelik olarak bir lise salonunda yapıldı.
Her iki toplantıda da, Risale toplantılarının bir klasiği olan kitap satışı da gerçekleştirildi. Toplantıya katılan dinleyiciler sergilenen Risalelerden satın aldılar.