Anasayfa » Blog » Kategori » İİKV Seminerler
Dr. Mustafa Ulusoy “Eski Said’ den Yeni Said’e Dönüşümün Psikodinamikleri” başlıklı semineri
Prof. Dr. Yasin Ceylan’ın değerlendirmesiyle “İslam Said Nursi ve Yeni Dünya Düzeni” konulu İİKV Seminerimiz.
Mehmet Çelik’in değerlendirmesiyle “Bir Tecdit Hareketi Olarak Risale-i Nur” konulu İİKV Seminerimiz. Ben şarklıyım… Eskiden branşlaşma yoktu. Ben de çocukluğumda bir medrese tahsili yaptım. Sonra medrese tahsili yaparken babama sormuşlar “senin oğlun niye imam olmadı?” O da dedi ki “Allah (C.C.) kendi dinini muhafaza eder.” Benim söyleyeceklerim benim nasıl anladığımla ilgilidir. devamı »
Doç.Dr. Ferhat Kentel’in Din, Modernite ve Gündelik Hayat başlıklı semineri… Büyük kavramlardan bahsediyoruz; modernite, din, gündelik hayat. Bu kavramları belli bir perspektiften ilişkilendirmeye çalışacağım. Modernite eleştirisi üzerine bir sunuş olacak. Modernitenin eleştirisi eşliğinde yeni bir toplum tahayyülü geliştirmek nasıl mümkün olabilir, nerelerde başka potansiyeller var. Şu anda ezberlediğimiz bilgilerin ötesinde başka bir dünya mümkün mü? Başka bir toplum, başka bir hayat sorularını da beraberinde getiriliyoruz. devamı »
Prof.Dr İlyas Üzüm’ün seminerinin konusu Aktüel Boyutlarıyla Caferilik, Nusayrilik ve Alevilik olacaktır. Fakat konuya girmeden evvel bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Risale-i Nur –Bediüzzaman’ın kendi tabiriyle- İsm-i Rahîm’e ve ism-i Hakîm’e mazhar olduğu için bu meselede de bu yaklaşımın izlerini görmek mümkündür. devamı »
Aslında dilin yapımızın yeniden inşasında risale-i nur ların rolü başlığını kullanıyorum ama hepinizin belki çok yakından duyduğu İslam dünyasında başlatılmış olan bir hareketi değerlendirmek istiyorum Risale-i Nur bakış açısında ve eğer tabir yerinde ise o hareketin yapmak istediğiyle Risale-i Nur arasında bir ilişki var mı? Var ise nasıl bir ilişki kurulabilir? Bunu işlemeye çalışacağım. (Alparslan Açıkgenç tarafından konu işlenmiştir.) devamı »
Risale-i Nur bir külliyatın ismidir. Bu külliyata bazen sadece risaleler, bazen Risale-i Nur, bazen Risale-i Nur Külliyati, bazen Bediüzzamanın eserleri, bazen de Nurcu’ların eserleri gibi isimler verilmektedir. Gazetelerde ve kitle haberleşme vasıtalarının dilinde çeşitli isimlerle adlandırılmaktadır. Ancak muellifi daha çok ilk ikisini kullanmıştır. Zamanla da bu ikisinin istikrar kesbederek, yerleştiğini müşahade etmekteyiz. devamı »
24. sözün reşha, katre, zühre ile ilgili kısmı böyle bir tarihi değerlendirmeye tabi tutmak belki bazı kardeşlerimize garip gelmiş olabilir. Bir itiraz öyle gelmiştir tekellüflü bir telif olmuş. Hz. Üstad böyle bir şeyden orda çok bahsetmiyor . Fakat asıl Muhakemat’ta, İşaratül İcaz’da Kur’an tefsiri üzerinde Hz. Üstad’ın üzerinde durduğu gibi ayetlerin Hadisi Şerif’te belirtidiği üzere her bir Kur’an ayetinin bir zahiri, batını, muttalahı… ve bunlarında dalları vardır. Efendimiz (S.A.V) buyuruyor. devamı »