Şeâir İslâm kimliğini koruyor

17.12.2018


Dr. Mehmed Dilek, İİKV’nin sünnetle yaşamak seminerinde, ortak paydada ümmet ile birleşmenin zarûretini ortaya koydu.

Akdeniz Üniversitesi, İlâhiyat fakültesi, Hadis ana bilim dalı öğretim üyesi Dr. Dilek, ortak paydalarımız olan ezan, selâm, tesettür, oruç, câmi ve cemaatle namaz gibi şeâirin asimilasyona ve küreselleşmeye karşı Müslüman kimliğinin muhafaza edilmesi hususundaki önemini açıkladı.

Bismillah, elhamdülillah, la ilahe illallah, Allahuekber  gibi kelimelerin de önemle muhafaza edilmesi gereken şeâirden olduğunu söyleyen Mehmed Dilek, şeâirin, İslâmiyetin yeryüzünde devam etmesi için birer vesile olduğunu bildiren Bediüzzaman’ın “Her şeâirde nûr-u İslâma bir şuur ve bir iş’ar vardır” dediğini aktardı.

Fahreddin er-Râzi’nin şeâiri “Allah’a itaatin alâmetleri ve nişâneleri” olarak tanımladığını bildiren Dr. Dilek “Kişinin Allah’ın nişânelerine hürmet göstermesi, kalplerin takvasındandır” meâlindeki âyeti hatırlattı.

Dr. Dilek Bediüzzaman’a atıfla “sünnetin en mühimmi hukuk-u umumiye nev’inden olan şeâirdir” dedikten sonra şöyle devam etti:

“Şeâirin yaptığı hizmet topluma yönelik faydalar sağlar. Farz ya da nafile olması o faydayı değiştirmez. O yönüyle şahsi farzlardan ehemmiyetli olabilir”

Dilek “Bu, şahsi farzlar ihmal edilebilir anlamında değil” diyerek sözlerine açıklık getirdi.

Şeâirin bir yönüyle müslümanların imanlarına dayanak olup, dini telkin ederken bir yönü ile de gayr-i müslimlere İslâmı tanıtmaya vesile olduğunu bildiren Dilek “Ezan dinleyerek müslüman olan çoktur” dedi.

Dilek bu hususa işaret eden, Bediüzzaman’ın “Herbir şeâir bir hoca-i dânâdır; ruh-u İslâmı daim enzâra ders veriyor” sözünü hatırlattı.

“Ezan sembol yönü kuvvetli bir şeâir” diyen Dilek şu hatırasına anlattı:

“Askerliğimi ezanın pek duyulmadığı bir yerde yapmıştım. Bir gün bir ezan sesi geldi. Asker arkadaşım ezan sesini duyunca çok sevindi ve ‘ne iyi geldi bu ezan’ dedi”

Görüldüğünde İslâmı hatırlatan her şeyin şeâir olduğunu bildiren Dr. Dilek “şeâir imanımızı artırıyor, imanımızdır ki şeairi koruyor” dedi.

Dilek “En küçük bir şeâir bile-ki küçüğü yoktur bu anlamda- kişinin imanını takviye ediyor, imanını muhafaza eden, şeâiri korumuş oluyor” diye konuştu.

Risale-i Nur’un bir vazifesinin de şeâiri korumak olduğunu söylerken Bediüzzaman’ın “Bütün kuvvetimle şeâirin muhafazasına memur olduğunu”  bildirdiği ifadesine yer verdi.

Bir soru üzerine ortak paydada ümmet ile birleşmenin önemine vurgu yapan Dilek, sevâd-ı âzamla birlikte haraket etmek gerektiğini söyledi ve “Hiçbir zikir sadece tarikatin değildir, hiçbir kitap sadece o cemaatin değildir, hele Risale-i Nur sadece Nur cemaatinin asla değildir” dedi.

Bir başka soru üzerine, “Kur’ân hangi nesilden geliyorsa sünnet de o nesilden geliyor” diyen Dilek ekledi:

“Allah, Kur’an’ın muhafazasını tekeffül etmiş, sünnetin muhafazasını da ümmete yüklemiş”

Dr. Mehmed Dilek konuşmasında Bediüzzaman’ın “Şeâiri korumak meclisin vazifesidir” dediğini de nakletti.


Videoyu Youtube sayfasında izlemek için tıklayınız.