Ahmet Aytimur Ağabey'in Vefat Yıldönümü Anısına

31.01.2019


(Soldan) İhsan Kasım Salihi, Ahmed Aytimur, Hüsnü Bayram,  Mustafa Sungur 

 

Bugün (31 Ocak) Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin talebesi Merhum Ahmet Aytimur Ağabey'in vefatının 3. sene-i devriyesi. Cenab-ı Hak kendisinden ve yaptığı hizmetlerden razı olsun. Bu vesileyle, Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerini ve umum nur talebelerini muhabbet ve özlemle bir kez daha yad ediyoruz. Ve Ahmet Aytimur Ağabey'in birkaç hatırasını sizlerle paylaşarak, duaya vesile olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyoruz.

 

AHMET AYTİMUR (1924 - 2016)

Ahmet Aytimur Ağabey’imiz, 1924 Elazığ doğumludur. 1948 senesinde hem çalışmak, hem de Kur’anî dersler almak için İstanbul’a gelir. Allah, ona aradığını İstanbul’da fazlasıyla lütfeder. Bir ömür boyu hadimi ve naşiri olacağı “Kur’an-ı Hakîm’in hakiki bir tefsiri ve o güneşin bir nuru ve onun bir memuru olan Risale-i Nur’u” nasip eder ona. İçi kaynayan Aytimur, hemen o Nurların sahibi ve müellifi Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni arar, bulur ve Emirdağ’da ziyaretine gider. Artık âlemi değişmiştir. Hayat programını yeniden düzenler; hayatını, hayatın mûcidine feda eder, vakfeder. Çoluk çocuk, ev, evlenme, mal, mülk bunları lügatinden çıkarır. Bunların manasını  da  bilmez  olur  Ahmet  Ağabey. Daha doğrusu manasızlığını bilir. Milyarlar senelik hayat-ı bakiyenin yanında, hayat-ı faniyenin manasızlığını kendi âleminde bilir, keşfeder... 

 

 

Bediüzzaman Hazretlerinin kendi el yazısıyla yazdığı
vasiyetin haşiyesinde on beş isim geçiyor. 

Bediüzzaman Hazretlerinin kendi el yazısıyla yazdığı vasiyetin haşiyesinde on beş isim geçiyor.

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin Vasiyetnamesi

Emirdağ Lâhikası’nda Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin bir vasiyetnamesi vardır. Bu vasiyetnamede Ahmet Aytimur, Bediüzzaman’ın varisleri arasında sayılmaktadır. Mektubun ilgili kısmı şöyledir: 

“Ecel gizli olmasından, vasiyetname yazmak sünnettir. Benim metrûkâtım ve Risale-i Nur’dan olan benim hususi kitaplarım ve güzel ciltlenmiş mecmualarım ve sair şeylerimin bütününü, Gül ve Nur fabrikaların heyetine, başta Hüsrev ve Tâhirî olarak o heyetten on iki(*) kahraman kardeşlerime vasiyet ediyorum. Onlara bırakıyorum ki, emr-i Hak olan ecelim geldiği zaman, benim arkamda o metrûkâtım, benim bedelime o sadık ve mübarek ellerde hizmet-i Nuriye ve imaniyede çalışsın ve istimal edilsin.” 4

 

 

 

 

Ahmet Aytimur ve merhum Mehmet Emin Birinci, 
1959 yılında, bir duruşma esnasında

RİSALE-İ NUR’UN YENİ HARFLERLE BASILMASI

– Risale-i Nur’un yeni harflerle basılmasını Üstad mı söyledi?

– Bir defasında Üstad Hazretleri’ni ziyarete gitmiştim. Üstad

bana “Şimdiye kadar yeni yazıyla neşredelim diye kardeşler istiyorlardı; ama ben müsaade etmiyordum. Şimdi Hıristiyan çocuklar istifade etsin diye rıza  gösterdim”  diye  söyledi.  Yani  Risale-i  Nur’un yeni harflerle basılması kararını bizzat Üstad verdi.

Sonra ben Isparta’ya, Hüsrev Ağabey’e bir mektup yazdım. Üstad da Isparta’daydı; ama Üstad’a yazmadım, Hüsrev Ağabey’e yazdım. Ona “Büyük Sözler’i neşrediyorum” diye yazdım. Hüsrev Ağabey mektubuma cevap verdi ve “Ankara’daki kardeşlere söz verdik, onlar yapacak” diye yazdı... Yani yeni yazıyla basmayın diye herhangi bir şey söylemedi, karşı çıkmadı.

Tabii sonra karşı  çıktılar... Ben 10 sene kadar uğraştım. Gidip kendisiyle görüşmek, bu sorunu halletmek istiyordum; ama görüştürmüyorlardı. 10 sene sonra kardeşler “Gidelim” dediler. Ben “Kaç defa görüşmek istedim, mani oldular. Ben gelmem” dedim. Bir de zaman Hattat Hamid Aytaç’a tevafuklu Kur’an-ı Kerim’i yazdırmıştık. Daha baskı aşamasına gelmemişti. “Şimdi gitsem benden örnek baskılarını isteyecek. Vermesek kalbi kırılacak... En iyisi ben gelmeyeyim” dedim. Kardeşler de “Biz ona tembih ederiz, ondan bahsetmez” dediler. Sonunda “O zaman gidelim” dedim. 5-10 kişi Isparta’ya, evine gittik. Orada Hüsrev Ağabey’le görüşürken ben durumu kendisine şöyle izah ettim:

“Ağabey size yeni yazıyla risalelerin baskısını yapalım diye mektup yazmıştım. Siz de cevap vermiştiniz. Ben bu mektubunuzu Ankara’daki kardeşlere verdim. Onlar da bunu üzerine kitapları yeni harflerle bastırdılar. Eğer o zaman uygun görmediğinizi söyleseydiniz, ‘Yeni yazı istemiyorum’ diye belirtseydiniz, Ankara’da bastırmazdık.”

 

 

 

                    (Soldan) Ömer Özcan, Ahmet Aytimur, Hüseyin Dönmez, Abdülkadir Ulukuş

 

 

Ömer Özcan'ın "Ağabeyler Anlatıyor 3" adlı kitabından alıntıdır...