2. Uluslararası Bangladeş Nursi Konferansı'nda "Risale-i Nur Perspektifinden Global Barış ve Uyum" konuşuldu

19.02.2019


Konusu "Risale-i Nur Perspektifinden Global Barış ve Uyum" olarak seçilen ve “2. Uluslararası Bangladeş Nursi Konferansı” kapsamında 28-29 Ocak tarihlerinde Bangladeş’te gerçekleşti. Konferansın kapanış programına Bangladeş'ten; Diyanet İşleri Başkanı, Üniversiteler Hibe Kurulu Başkanı, Kushtia İslam Üniversitesi Rektörü, Türkiye'den ise; Risale-i Nurların Arapça Mütercimi İhsan Kasım Salihi, Dr Mamoun Jarrar, Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç, Sait Özadalı ve Kral Fahd Üniversitesi'nden Dr. Harun Pirim de katıldı.  

   Yaptığı kapanış konuşmasında Risale-i Nurların Arapça Mütercimi İhsan Kasım Salihi “Risale-i Nur’un bizlere kazandırdığı en önemli hasiyetlerinden birisi Kur’an’ın ruhunu idrak etmemize vesile oldu. Dünya'mızı nurlandırdığı gibi ahiretimizi de nurlandıracağı ümidindeyiz” tespitinde bulundu.

 

 

 

 

 

 

 

Yine kapanış oturumunda konuşan Hindistan Calcutta Üniversitesinden Prof. Dr. M. Isharat Ali Mollah, yaptığı konuşmasında “Said Nursi’yi ve Risale-i Nur’u daha iyi anlamak için karşılaştırmalı çalışmalar yapılmalı.” sözleriyle konferansın önemine dikkat çekti.

İİKV’den katılan ve Kral Fahd Üniversitesi'nde görev yapan Dr. Harun Pirim ise Risale-i Nur için “Risale-i Nur bizi Kuran’ın iklimine götürüyor, Kur'an’ın hazinelerini açmak için bir anahtar vazifesi görüyor” ifadelerini kullandı.

Bangladeş Diyanet İşleri Başkanı Shamim Mohammad Afzal  “Said Nursi Mevlana Celaleddin gibi büyük bir İslam âlimidir” dedi ve Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur’da anlattığı hakikatler hakkında “Said Nursi’nin üzerinde durduğu gibi bir Müslüman bozulursa, âlemi fesada uğratacak derekeye iner.” tespitinde bulundu ve şu sözlerle devam etti:

“Said Nursi’nin eğitim metodunda önemli bir nokta Arapçanın yanında Türkçeye yer verilmesi gerektiğini söylediği gibi bizde dini eğitimde Arapçanın yanında Bengalceye de dini eğitimde yer vermeliyiz.”

 Kushtia İslam Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Md. Harun Rashid Askari ise kapanış konuşmasında konferansı değerlendirirken “İstanbul birçok medeniyetine ev sahipliği yapmış. Biz, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı ile global barışa katkı sağlamak adına daha çok işbirliği yapmak istiyoruz.” açıklamasında bulundu ve “Said Nursi’nin öğrenmek, dolayısıyla bilim ve teknoloji ile ilgili yaptığı vurguları öğrenmek çok mühim. Bölgemizde yapılacak böyle konferanslarla, Müslümanlar’da pozitif bakış açıları uyanacaktır” dedi.

“Bize Üstad Said Nursinin emaneti olan Risale-i Nurları bu konferansın vesilesiyle sizlere ulaştırmanın mesruriyeti içindeyiz.” sözleriyle memnuniyetini ifade eden İİKV’den Said Özadalı, konuşmasını Bangladeşli katılımcılara hitaben “Risale-i Nur’ları okuyup, istifade etmenizi temenni ediyorum.” sözleriyle noktaladı.

Yine İİKV’den Dr. Memun Cerrar, kapanış konuşmasına bu faaliyetin gerçekleşmesinde katkısı olan herkese teşekkür ederek başladı. Bu konferansın sayesinde, gerek katılanlar için gerek dinleyiciler için Risale-i Nuru yakından tanıma fırsatı bulduklarını ifade eden Memun Jarrar, Bangladeş'e gelmelerinin asıl amacının “Allah’ın rızasını kazanmak” olduğunu söyledi. Konuşmanın sonunda İİKV'de her sene düzenlenen Genç Akademisyenler Konferansının 2019’dakine Bangladeş’ten katılım olmasını temenni ettiğini belirtti.

Konferans sonunda Diyanet İşleri Başkanı’na, Üniversite Rektörü’ne ve İlahiyat Fakültesi Dekanı’na İİKV’nin hediyeleri takdim edildi. Ayrıca İslam Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin Kütüphanesi’ne de birer adet İngilizce ve Arapça Risale-i Nur Külliyatı hediye edildi.

Ertesi gün Chittagong şehrindeki devam eden program, Jamiah Dar’ul Ma’arif Al-İslamiah adlı klasik medrese eğitimi veren ve Hindistan Diyobend medreselerinin bir şubesi olan eğitim kurumunda gerçekleşti. Programın dinleyicileri Chittagong Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden bir kısım hocalar, medresenin müderrisleri ve medresenin talebeleriydi.  

İhsan Kasım Salihi “Neden Risale-i Nur okumalıyız?” sorusu üzerinden bir konuşma yaparak, Risale-i Nur okuyucularının dünya ve ahiretlerini kurtaracaklarını ikna edici delillerle izah etti. Risale-i Nur, okuyucularına imanın lezzetini tattırdığını ve imanî bir atmosferde teneffüs edilmesini sağladığı gerçeğini nazara verdi. 

Memun Jarrar, yaptığı konuşmada “Neden buralara bu hakikatleri getirme ihtiyacı hissedildiğini” Risale-i Nur’dan okuduğu bölümlerle izah ederek, bu iman nimeti etrafında tüm İslam ümmetinin toplanmasını temenni ederek konuşmasını nihayete erdirdi.

 “Fıtrat üzere yaratılmaktan murad edilenin muhabbet olduğunu” ifade eden Said Özadalı “Yaratılışın gereği olarak bütün müminlerin birbirine karşı muhabbet beslemesinin zaruret olduğunu ve bu mananın yayılıp neşredilmesi için gayret gösterilmesi gerektiğini” dile getirdi.

Program sonunda medrese müderrislerine ve talebelere Bengalce Risaleler hediye edildi.

1 Şubatta Dakka şehrinde bulunan önemli İslami medreselerin müderrisleri ve medrese idarecileri ve İmam Hatiplerin iştirak ettiği program gerçekleşti. Programın ev sahipliğini yapan Ubaidur Rahman Khan Nadvi, program sonunda konuşmasında şu ifadelere yer verdi; ‘’ Türkiye’deki muvaffakıyetin arkasında Said Nursi’nin fikirleri olduğunu düşünüyoruz. Nursi’nin fikirlerinin bizim ülkemizdeki hastalıklara yeni bir deva olmasını temenni ediyoruz. ‘’