Fırıncı abi'den Dersler/Hatıralar (29. Mektub / Ramazan Risalesi)
30:20. dakikadan itibaren hatıratı izleyebilirsiniz.
Hz. Üstâd’ın Sabah Namazı Dersinin Ramazan Ayındaki uygulaması
Hz.Üstadın Ramazandaki günlük hayatını anlatırken bir hususu noksan bıraktığımı anladım. O da şu:
Hz. Üstâd, diğer zamanlarda sabah namazının tesbihatından sonra 1950’lerden sonra yanında hizmetinde bulunanlarla 3-4 saat ders yapardı. Ama Ramazan’da sabaha kadar uyanık olduğu için, imsaktan sonra sabah namazını kılar, namaz tesbihatını yapar ve istirahate çekilirdi. Daha sonra saat on civarında kalkar, hizmetlerle meşgul olurdu. Sabah namazından sonraki dersini gece ibadetine tahsis etmiş oluyordu. Gece 4-5 saat evrad ve ezkâr ile meşgul oluyordu. Sabah namazından sonraki ders yerine o ikame olmuş oluyordu.
Hz. Üstâd, Bütün Dünya’ya Risaleleri Bizzat Kendisi Gönderdi
Diğer bir hatıra da şu: Hz. Üstadımıza meşhur birisinin torunu olan bir zat mektup yazmış. Ama çok hürmetkar ve çok âlimane bir zat. Ben o zatın risalelere karşı olan alakasını görünce iki şey hatırıma geldi. Birisi:
Muradiye’li Kâmil amca vardı, Allah rahmet eylesin, İzmit’te vefat etti. Kendisi; Van’ın kazası, İran hududuna yakın bir yer olan Muradiye’de bulunuyor.
Hazreti Üstâd O’na bir adres ile bazı kitaplar veriyor. Zülfikar, Asa-yı Musa, Sözler. Bunları İran’ın Urmiye şehrinde şu adrese götür diyor. O bir iki sene bir türlü gidemiyor.
Üstâdı gelip ziyaret ettiğinde;
- Götürdün mü? Diyor.
- Götüremedim Üstâdım.
Tekrar geldiğinde;
- Götürdün mü?
- Götüremedim Üstâdım.
En sonunda bir gün karar veriyor. Emanet bir at buluyor, huduttan kaçak olarak geçiyor. Arkasından kurşun atılmış ama isabet etmemiş, kitapları Urmiye’deki adrese götürüp teslim etmiş.
Sonra geldiğinde yine Üstâdımızı ziyarete gidiyor.
Üstâd;
- Nasıl kitapları götürdün mü?
- Götürdüm Üstâdım, kitapları teslim ettim.
- Maşallah aferin,
Dedikten sonra Hz. Üstad;
- Elhamdülillah, İran’ın da ben de hakkı kalmadı ellerini böyle (kucaklar gibi kavuşturuyor) İran’ın da ben de hakkı kalmadı, diyor.
Herhalde ben merak ederdim. Acaba o adres, o zât kimdir? Demek ki Üstâdımıza çok hürmetkar bir mektup yazan o zatmış, diye tahmin ediyorum.
Netice; bu meyanda bunları düşünürken biz 1955 lerde, Üstâdımızdan bir liste geldi 54 adres var. Bunların hatırımda olduğuna göre 11 tanesi; Amerika’nın muhtelif yerlerindeki İslam merkezleri. Diğerleri de bütün dünya.
Biz sonradan onların çoğuyla hep muhabere ettik. Üstadın mektuplarını, İslâmiyet’e ait inkişafları anlatan lahikaları gönderdik. Hele Finlandiya’daki Abdurrahman -Soyadı şu anda hatırımda değil- çok alim bir zat idi. “Ve lâ teziru vâziratun vizra uhrâ” (Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. En’am Suresi: 164; İsra Suresi: 15) ayetini yeni yazıyla yazmıştık. Hiddet eden bir mektup yazmıştı: “Allah’ın ayetlerini başka harflerle nasıl yazarsınız” diye Finlandiya’dan bize ihtar çekmişti.
Elhasıl; gelen listeyi postanelerden gönderiyoruz. Ama yasak var, kanun daha kalkmamış. Nedir bu gönderdiğin diye Risalelere el koyuyorlar.
Fakat Eminönü’nde Hal postanesinde dost bir memur vardı. Allah razı olsun, “O haftada
2-3 paket getirin gönderelim” dedi. Böyle peyder pey Allah razı olsun O’nun vasıtasıyla Amerika’daki, İngiltere’de, Almanya’da vs. bütün dünyadaki çeşitli yerlerden o adreslere gönderiyorduk.
Bu kitapların parasını da posta parasını da Hz. Üstâd ödüyor. Bütün dünyaya Risale-i Nurları gönderiyoruz. Urmiye’ye gönderilen Risalelerden sonra “İran’ın da hakkı kalmadı” diyen Üstâdımız, bütün dünyanın da kendisinde hakkı olduğunu kabul ederek, bütün o hakkı ihkak etmek, yerine getirmek için, kitapların parasını ödeyerek hatta posta parasını da ödeyerek gönderirdi. Biz de Ahmet Aytimur abi ile beraber o adreslere gönderirdik.
Bir ay belki daha da fazla her gün giderek o kitapları dünyaya ulaştırmıştık. Bundan 3-5 sene evvel Abdülkerim kardeş (Mısır’daki Abdülkerim Baybara) Sudan’da bir ilim adamına Risalelerden birisini gösterince; “yahu bu kitap bana 1955’te geldi” diyor. Demek ki o zâta Sudan’a Hz. Üstâdımız zamanında göndermişiz.
Cenab-ı Hak; Risale-i Nurla hizmetimize kuvvet versin. İnsanlığa hidayet ve tevhit hakikatinin bütün dünyaya intişarına vesile kılsın, Bilcümle âlem-i İslam’ın ve bütün dünyanın ebedi saadetine hizmet ettirsin, devam ettirsin inşallah. Cumanız mübarek olsun. Ramazanınız mübarek olsun. Rızâ-yı İlahîyeye nail olalım inşallah.
Youtube