Muharrem Ayı Ne Zaman? Muharrem Ayı 2025?
Muharrem ayı ne zaman başlıyor? Muharrem ayı önemi nedir? Muharrem orucu ve faziletleri!
26 Haziran 2025 Perşembe günü Hicrî yılın başlangıcı olan 1 Muharrem 1447’dir.
Müslümanlar için kutsal kabul edilen Muharrem ayının ilk günü Hicrî yılbaşı olarak kabul edilir. Muharrem ayının onuncu günü de Aşure Günü olarak bilinir.
Hadislerde muharrem ayı “Allah’ın ayı” olarak geçmektedir. Muharrem ayının feyizli, rahmetli ve bereketli bir ay olduğu rivayet edilir. Senenin ilk ayı olmasıyla 12 ayın besmelesidir.

Muharrem Ayı
Muharrem ayı Hicrî takvimin ilk ayıdır. Muharrem ismi haram kılınmış, yasaklanmış, saygı duyulan ve hürmet edilen manâlarına gelmektedir. Muharrem ayı dört haram aydan bir tanesidir.
İslam'da dört haram ay vardır:
- Zilkade
- Zilhicce
- Muharrem
- Recep
Bu aylar, savaşmanın dahi yasaklandığı, saygı gösterilmesi gereken dönemlerdir.

Hicrî Takvim ve Miladî Takvim Arasındaki Fark
Hicrî Takvim: Ay’ın hareketlerine göre belirlenir. (Kamerî takvim).
Miladî Takvim: Güneşe göre düzenlenmiştir. (Şemsî takvim).
Hicri takvim değişkendir. Hicrî takvim, her yıl Miladî takvime göre yaklaşık 10 gün önce başlar.

Muharrem Orucu ve Faziletleri
Hadis-i Şerif’te Ramazan’dan sonra en faziletli orucun Muharrem ayında tutulan oruç olduğu rivayet edilmiştir:
“Ramazan’dan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz da gece namazıdır.” (Müslim, Sıyâm, 202-203 [1163]).
Bu hadis-i şerif üzerine İmam-ı Gazalî, “Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamından da ümit edilir” demiştir.
Muharrem orucu ve fazileti ile ilgili bir başka hadis-i şerif:
Abdullah b. Abbas’ın (r.a.) rivayetine göre, Peygamberimiz (s.a.s.) Medine’ye hicret ettikten sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi. “Bu ne orucudur?” diye sordu. Yahudiler, “Bugün Allah’ın Musa’yı(a.s.) düşmanlarından kurtardığı, Firavun’u boğdurduğu gündür. Hz. Musa Aleyhisselâm şükür olarak bugün oruç tutmuştur, biz de bundan dolayı oruç tutuyoruz” dediler. Bunun üzerine Resulullah da (s.a.s.): “Biz, Musa’nın(a.s.) sünnetini ihyâya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz” buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti. (Ebû Dâvud, Savm, 64)
Ancak Yahudilere benzememek için onuncu günün ya öncesinden ya da sonrasında bir gün daha oruç tutarak iki gün oruçlu geçirmiş oluruz. Yani Muharrem ayının 9. ve 10. günü veya 10. ve 11. günü oruç tutulmaktadır.
İbadetler ve Hicri Takvim
İbadetlerimizi Hicrî takvime göre yapıyoruz. Hac, Kurban Bayramı, oruç ve ramazan bayramı bu takvime göre belirlenir. Hicrî takvimin her yıl on gün önce başlamasıyla birlikte yapılan ibadetler bütün zamanlar şahit kılınarak yapılmış oluyor. Hicrî takvimin her yıl 10 gün geri gelmesi sayesinde, zamanın her günü, her ayı ve her mevsimi ibadetlerden bir hisse almış olur.
Örneğin Hac ibadeti yaz mevsimine denk geldiği Hicrî takvimin her yıl on gün önce başlamasıyla kış mevsimine de denk gelebiliyor.
Örneğin bu sene Ramazan bayramı 30 Mart ise seneye 20 Mart’ta olacaktır. Böylece Ramazan Bayramı bahar mevsiminde olduğu gibi her yıl on gün önceye gelmesiyle kış mevsiminde de olacaktır. Aynı zamanda oruç ibadeti de bir yılın her zaman diliminde olmuş oluyor.

Risale-i Nur’da Hicri Takvim
Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Risale-i Nur’da tarihleri genellikle Hicrî takvime göre verir. Bediüzzaman Hazretleri’nin Hicrî takvimi esas alması, zamana ve ibadetlere verdiği değerin bir yansımasıdır. Zamanın kıymeti ve ibadetlere bakan yönü açısından Hicrî ayların ve günlerin önemini de vurgular. Bu bağlamda, Muharrem gibi mübarek aylar da bu bakış açısının içindedir. Muharrem ayı Hicri yılın ilk ayı olmasıyla başlangıç olduğundan tefekkür ve muhasebe için bir fırsat olarak görülür.

Neden Hicret Takvimin Başlangıcı Oldu?
Miladi 610'da vahyin gelişiyle başlayan İslam, Hz. Ömer'in hilafetinde hızla yayıldı. Devlet işlerinde düzenli bir takvime ihtiyaç duyulunca, Hz. Ömer Müslümanlardan özel bir takvim istedi. Sahabeler arasında farklı görüşler sunulsa da, Hz. Ali'nin önerisiyle Medine’ye hicret (İslam'ın devletleştiği gün), Kamerî takvimin başlangıcı olarak kabul edildi. Böylece Hicrî takvim, hicreti ve hicretin ruhunu hatırlatmasıyla İslam medeniyetini temsil eden önemli bir başlangıç olmuştur.