Zübeyir Gündüzalp Kimdir?

Risale-i Nur’un talebesi ve Bediüzzaman Hazretleri’nin sadık hizmetkârı Zübeyir Gündüzalp'in hayatı, Kur’an hizmetine gönül vermiş bir ömrün izlerini taşıyor.

11.07.2025


 

Zübeyir Gündüzalp kimdir? 

Risale-i Nur’un talebesi ve Bediüzzaman Hazretleri’nin sadık hizmetkârı Zübeyir Gündüzalp'in hayatı, Kur’an hizmetine gönül vermiş bir ömrün izlerini taşıyor. 

Hizmet-i Kur’aniyeye Gönül Veren Bir Alperen 

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin en yakın talebesi olarak tanıdığımız Zübeyir Güzdüzalp, Kur’an tefsiri Risale-i Nur ile iman hizmetinde bulunmuş bir Nur talebesidir. Ömrünü hizmet-i Kur’anî’yeye adayan Zübeyir Gündüzalp, yaşayışıyla Nur talebesi kimliğini çizmiş bir İslam fedaisiydi. 

Kalıcı İzler Bırakan Bir Nur Talebesi

Kur’an hizmetine gönül veren Zübeyir Gündüzalp, iman hakikatlerinin nice gönüllere ulaşması için bu davaya hizmet etmişti. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri hayattayken Zübeyir Ağabey’e “Nur’un Kumandanı” iltifatında bulunmuştu. Bediüzzaman Hazretleri’nin 1960’ta Urfa’da dar-ı ahirete irtihal etmesinden sonra Zübeyir Ağabey, kısa bir zaman Ankara’da sonra da İstanbul’da bulunarak hizmetin yürürlüğünü sağlamıştı. O dönemde Zübeyir Gündüzalp’in hizmetlerinin meyvesi günümüzde de alınmaya devam etmektedir. 

Zübeyir Gündüzalp Ne Zaman Doğdu? 

Zübeyir Gündüzalp, 1920 senesinde Konya’da Ermenek kazasında doğmuştur. Anne ve baba tarafı Kafkasya’dan gelmiştir. Asıl adı Ziver olup Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Efendimiz’in Havarisi Zübeyir b. Avvam’a (r.a.) atfen Zübeyir olarak değiştirmiştir. 

 

Zübeyir Gündüzalp Hayatı? 

Zübeyir Gündüzalp’in elli bir  yıllık hayatında Risale-i Nur hizmetinin yeri çok önemlidir. 1950’lilerden itibaren Bediüzzaman Hazretleri'nin yanında bulunarak onun meslek ve meşrebini en güzel şekilde öğrenmiş ve son nefesine kadar bu doğrultuda iman davasına hizmet etmiştir. Bu uğurda hiçbir fedakarlıktan geri kalmayan Zübeyir Gündüzalp memurluk hayatında iman hakikatlerinin insanlara ulaşabilmesi için nice gayretlerde bulunmuş, yeri gelmiş haksız yere Afyon’da Bediüzzaman Hazretleri ile birlikte hapiste kalmıştı. Zübeyir Ağabey’in iman davasına olan sadâkatini şu sözü çok iyi anlatmaktadır: 

“…Teessür ve ıztırap karşısında kalbden bir parça kopsaydı, “Bir genç dinsiz olmuş” haberi karşısında o kalbin atom zerrâtı adedince param parça olması lâzım gelir...”  ( 14. Şua, Zübeyr’in Müdafaasıdır ) 

Zübeyir Gündüzalp'in  Ailesi ve Çocukluk Hayatı 

Zübeyir Gündüzalp’in çocukluk yılları da hayatının her safhasında olduğu gibi dolu dolu geçmiştir. 

Annesinin ismi Seyyide, babasının ismi Mehmet’tir. Zübeyir Gündüzalp’in Emine, Sıddıka ve Ali Haydar isminde üç kardeşi vardır. Zübeyir Ağabey’in ailesi dinî hassasiyetlere özen göstererek yaşayan bir aileydi. Çocukluk hayatında temel İslamî değerleri annesinden ve babasında görerek öğrenir.

Ailesinde Peygamber İzleri 

Ailesinin peygamber soyundan olduğu rivayet edilir. Seyyide Hanım’ın babası Hurşit Efendi seyyid olduğundan Zübeyir Gündüzalp’in soyu Efendimiz’in soyuna dayanmaktadır. Seyyide Hanım, oğlu Zübeyir’i “Gülselverim” şeklinde hitap ederek severmiş.  

Çocukluk Eğitimi ve Okuma Merakı

Dedesi Hurşit Efendi’den dinî eğitimler almıştır. İlkokulu Ermenek’te okur. Zübeyir Gündüzalp, okumaya meraklıdır. Çocukluktan gençliğine kadar farklı ilim dallarında kitaplar okur. Aynı zamanda on dört,on beş yaşlarında çok iyi seviyede Mors alfabesini biliyordu.

Zübeyir Gündüzalp'in Gençlik Hayatı

1935 – 1938 yılları arası ortaokulu Silifke’de okumuştur. 1938 – 1941 yılları arası Ermenek’te PTT memurluğu yapmıştır. 1941 – 1943 yılları arasında askerlik vazifesini tamamlayıp 29 Kasım 1943 tarihinde Konya postanesinde göreve başlamıştır. Memuriyet hayatı boyunca üstlendiği görevleri titizlikle yerine getiren Zübeyir Gündüzalp, çalıştığı kurumlarda müdürlerinin takdirini kazanmıştır.

Yazarlık  ve Eğitim Çalışmaları 

Zübeyir Gündüzalp sadece memuriyetiyle değil, aynı zamanda yazarlık yönüyle de öne çıkmıştır. Kitap okumaya meraklı olduğu gibi yazmaya da meraklıydı. Konya’da bulunduğu zamanlarda “Babalık” gazetesinde çocuk terbiyesine dair bazı makaleler yazmıştır. Psikoloji ve pedagoji alanında faydalı yazılar kaleme alarak halka faydalı olmaya çalışmıştır. 

Zübeyir Gündüzalp’in Gençlik Yılları ve Risale-i Nur ile Tanışması

Zübeyir Ağabey’in hayat safhasında Konya’nın yeri ayrıdır. Okumaya ve kendini geliştirmeye meraklı olan Zübeyir Gündüzalp, Konya’da Sabri Halıcı vasıtasıyla Risale-i Nur eserleri ile tanışır, okur ve hayatının sonuna kadar bu kıymetli Kur’an tefsirinden istifade eder. 

Zübeyir Gündüzalp Ağabey Risale-i Nur'u anlatıyor. 

https://www.youtube.com/watch?v=5MYrDdggJ7Y 



 

Üstad Bediüzzaman’ı Ziyaret 

Konya’da Risale-i Nur ile tanışıp okuduktan sonra Bediüzzaman Hazretleri’ni ziyaret etmek ister. İlk defa 1946’da Emirdağ’da ziyaret eder. 

Zübeyir Ağabey’in Üstad Bediüzzaman’dan Aldığı İlk Ders 

Emirdağ’a Üstad’ı ziyarete giderken yolda fırtına olur yağmur da yağdırılıyor. Zübeyir Ağabey çok üşümüş bu noktada gelirken meşakkat çekmişler. 

Emirdağ’a varıp yanına ilk girer girmez daha konuşmadan Üstad Bediüzzaman der: 

“Kardaşım hizmetimiz meşakkattir. Meşakkat alamet-i makbuliyedir.”

Hizmet Yolculuğu ve Fedakarlığı 

İlk ziyaretinde heyecandan titreyerek gözyaşlarını tutamamıştır. Üstad Bediüzzaman Hazretleri  "Keçeli, neden ağlıyorsun?" diyerek onu bağrına basıp dua etmiş.

Zübeyir Gündüzalp, Üstad'ına, "Memuriyetten ayrılıp, yanınızda hizmet etmek istiyorum." dediğinde Bediüzzaman Hazretleri, bu fedakârlığa çok memnun olarak "Vazifene devam et, Konya'da daha çok hizmet edersin. İnşaallah, ileride alırım seni yanıma." cevabını verir. 

Memurluk hayatına bir müddet daha devam ederken bu süre zarfında hizmet etmekten geri durmamıştır. Hem memurluk vazifesini yapıyor hem de Risale-i Nur’dan öğrendiği iman hakikatlerini nice gönüllere ulaştırmak için gayret eder.

 

Zübeyir Gündüzalp'in Hizmet Hayatı

  • 1947 Ankara Üniversitesi’nde Konferans 

1947 yılında Ankara Üniversitesi'nde verdiği konferans, Zübeyir Gündüzalp’in iman hizmetine olan derin bağlılığını ortaya koyar. Bu konferans, Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri tarafından Sözler kitabının sonuna eklenir. 

Konferans’tan bir bölüm: 

“İnsan, saray gibi bir binadır; temelleri, erkân-ı imaniyedir. İnsan, bir şeceredir; kökü, esasat-ı imaniyedir. İmanın rükünlerinden en mühimmi, iman-ı billahtır; Allah'a imandır. Sonra nübüvvet ve haşirdir. Bunun için bir insanın en başta elde etmeye çalıştığı ilim, iman ilmidir. İlimlerin esası, ilimlerin şahı ve padişahı, iman ilmidir.”

  • 1948 Afyon Günleri 

1948 Afyon’da Üstad Bediüzzaman Hazretleri ile birlikte altı ay hapis yatar. Hem hapisteyken hem de çıktıktan sonra Risale-i Nur telif faaliyetlerine hizmet eder. Bediüzzaman Hazretleri zorlu Afyon günlerinde “El-Hüccetü’z-Zehra” risalesini telif eder. Zübeyir ve Ceylan Ağabey’in gayretleriyle bu risale dışarı çıkartılır ve çoğaltılır.

Afyon’da üstada yakın olmak için ev tutar. Üstad hapisten çıktığında Zübeyir Ağebey’in tuttuğu bu evde yaklaşık yetmiş gün kalırlar. 

14. Şua Zübeyir Gündüzalp Afyon Mahkeme Müdafaası 

İman hakikatlerinin nice gönüllere ulaşması ve yaşanması için gayret eden Zübeyir Gündüzalp’in hayat safhalarını üç bölümde okuyabiliriz. 

https://www.youtube.com/watch?v=c9LBuJeCN0I&t=4s  

 

  • İslahiye ve Urfa Yılları 

Zübeyir Ağabey’in Afyon’dan sonra İslahiye’ye tayini çıkar. İslahiye’ye gider orada hizmetlerde bulunur. İslahiye’den sonra Urfa’ya geçer. Urfa’da Abdullah Yeğin Ağabeyler ile kalır. 

Urfa’dan Isparta’ya sevk edilir. Isparta’dan sonra İstanbul’a geçerler. 

Kendi anlatımıyla: 

“Tahliyeden sonra Üstad İstanbul’da idi. Biz de oraya gidelim dedik. Üstad bizi yirmi gün kadar yanında tuttu ve bizi bu süre boyunca teksir hizmetinde çalıştırdı. Kendisi İstanbul’dan ayrıldı.  Bizi de tekrar Urfa’ya gönderdi.  Sonra beni bakanlık emrine aldılar, Ankara’ya tayinim çıktı, ama gitmedim. İstifa ettim ve iş hayatıma son verdim.”                 

                                                                                                       (Zübeyir Gündüzalp)

  • Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Hizmetinde 

Zübeyir Gündüzalp Ankara’ya tayini çıktığında istifa eder ve Üstadın hizmetine gider. Bediüzzaman Hazretlerinin Üçüncü Said döneminden itibaren hizmet düsturlarının öğrenilebilmesi açısından bazı talebelerini yanına almaya başlar. Zübeyir Ağabey Üstad Bediüzzaman’ın sırkatibi olur, bundan sonra hiç yanından ayrılmaz.

Zübeyir Gündüzalp'in Üstad ile Buluşması

Zübeyir Ağabey, Üstad'ın yanına gelirken yaşanan bir hadise: 

“Günün birinde, Pakistan devlet adamlarından Ali Ekber Şah'ı, Emirdağ'dan yolcu etmek için; bu zatla birlikte on kilometre kadar yola iştirak ettikten sonra, Ekber Şah'la vedalaşırken, karşı istikametten gelen başka bir arabadan da, sevgili Kur'an talebesi Zübeyir Gündüzalp çıkagelmişti nurlu Üstad'ın yanına. Bu esnada Üstad şunları ifade ediyordu:

"Biz bir veziri uğurlamaya geldik, başka genç bir veziri de karşılamaya gelmişiz!"

Bu vedâ ve mülakattan sonra ise nurlu Üstad: "Hayır hayır, ben Zübeyir'i karşılamaya geldim!" diye düşüncelerini dile getiriyordu.”

                                                                                          (Tanıyanların Dilinden)

  • Üstadın Vefatından Sonra Hizmetin Başında

Zübeyir Gündüzalp Üstadın vefatından sonrasına vekil tayin ettiği talebelerindendir. Tahiri Mutlu Ağabey “Üstaddan sonra kumandanımız Zübeyir’dir.” demiştir.

Zübeyir Gündüzalp Üstadın vefatından sonra kısa bir zaman Ankara’da sonra da İstanbul’da bulunarak hizmetin yürürlüğünü sağlamıştı. 

  • Sadakati, Teslimiyeti ve Dava Şuuru 

Zübeyir Gündüzalp, sadakatı ve teslimiyeti ile dava şuuru ile hareket ederdi. “Bir Dava Adamının Notları 1 ve Bir Dava Adamının Notları 2” eserlerinde hizmet edilen davanın yolunu gösteriyordu. 

Bayram Yüksel, Zübeyir Gündüzalp’i anlatıyor. Zübeyir Gündüzalp hatıraları 

https://www.youtube.com/watch?v=gwEDg-7wjRE&t=3s 

Zübeyir Gündüzalp Ne Zaman Vefat Etti? 

Zübeyir Gündüzalp, 2 Nisan 1971 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir. İstanbul’da Risale-i Nur hizmetlerini yürüttüğü Kirazlımescit’teki 46 numaralı medresede hakkın rahmetine kavuşur. Cenaze namazı İstanbul Fatih Camii'nde kılınır. Cenaze namazından sonra Eyüb Sultan Kabristanı'na götürülerek Risale-i Nur hizmetinde bulunan daha önce vefat etmiş kardeşlerinin yanına defnedilir. 

Hizmet-i Kur’aniyeye sevdalı olan Zübeyir Gündüzalp’in son nefesine kadar sevdası taze kalmış, vefat esnasında yanında bulunan kardeşlerine baskıdaki kitapların durumunu sormuştur. Bu hatıra şöyle nakledilir: 

“ Hayatının son anlarında son nefesini vereceği dakikalarda bile yanındakiler:

 - “Ağabey ateşiniz var, şunu bunu yapalım” dediklerinde. 

 - “Kardeşlerim! Dünya yanıyor! Bendeki ateş ve hastalık bir şey değil, siz hizmete devam edin, baskıdaki kitaplar ne oldu?” diye soruyordu.

 Umuma açık daha önce devamlı kaldığı fakat ömrünün son dört beş yılında zaman zaman,  ikamet ettiği bu dershanenin üst katında mütevazı odasındaki yatağında, ağır hastalık sebebiyle bitkin bir halde, ağrı ve ateşler içinde yatarken o halinde bile hizmetle ilgileniyordu.” 

       ( bk. Ömer Çiçek, İstanbul, 2011, Üstadım Bediüzzaman Said Nursi’nin Hayatı, Meslek ve Meşrebi Risale-i Nur ve Nur Talebeleri Zübeyir Gündüzalp )