DEPREMDE OKUNACAK DUALAR
Depremlerde yaşanan korku ve çaresizlik, insanları dua etmeye yöneltiyor. Peki, depremde nasıl dua edilmeli? Kalbi ve ruhu güçlendiren, korunma hissi veren dualar nelerdir?
Depremde okunacak dua arayışı her şeye gücü yeten birine dayanma ihtiyacının sonucudur. Deprem gibi bir musibet karşısında kalbimiz sarsılır, zihnimiz ürker. Bundan dolayı korunmak ve güvende olmak isteriz.
İşte böyle bir anda bizim korkumuzu giderecek, arza hükmü geçen bir zat olmalı ki tekrar arzın sallanmasından, yeni bir deprem yaşamaktan bizi korusun. Bu yazımızda depremde okunacak dualar kapsamında “Dua ile iman arasındaki bağ nedir?” ve “Kur’an rehberliğinde depremde okunacak dualar hangi esaslara dayanır?” konularını açıklıyoruz.

Depremde Nasıl Dua Etmeliyim ?
Depremde nasıl dua etmeliyim sorusu kalbin acziyetini gösterirken imani bir perspektif barındıran derin bir sorudur. Depremde yaşadığımız korkuyu yenebilmek için kalben ve ruhen güçlenmeliyiz.
Kalbi ve ruhi güçlenme yeryüzünün sahibine dayanmak ile olur. Depremde korunmak için dua hali içerisinde olmak kalbi ve ruhu güçlendiren manevi bir kalkandır. Depremde Kur’an ve Peygamber Efendimiz rehberliğinde dua ederek maddi ve manevi güçlü hale gelebiliriz.
Depremde Okunacak Dua Listesi
Cevşenü'l-Kebir Duası
Cebrail Aleyhisselâm buyurdular:
Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duâyı oku.
Bu duâyı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te'sîri vardır.
Peygamber Aleyhissalātü Vesselām Cibril-i Emîn'e sordu:
Bu duânın te'siri ve hassası yalnız bana mıdır?
Yoksa ümmetime de şamil midir?' Cebrail Aleyhisselâm dedi:
Yâ Resûlallah!
Bu dua Allahü Azīmüşşân tarafından sana ve ümmetine bir hediyedir.
Cevşenü'l-Kebir Duası 100 bab (bölüm) içerir. Bu duadan bir kısım :
يَا مَنْ تَوَاضَعَ كُلُّ شَىْءٍ لِعَظَمَتِهٖ
1- Ey azametine her şeyin boyun eğdiği,
يَا مَنِ اسْتَسْلَمَ كُلُّ شَىْءٍ لِقُدْرَتِهٖ
2- Ey kudretine her şeyin teslim olduğu,
يَا مَنْ ذَلَّ كُلُّ شَىْءٍ لِعِزَّتِهٖ
3- Ey izzetine karşı her şeyin zelîl olduğu,
يَا مَنْ خَضَعَ كُلُّ شَىْءٍ لِهَيْبَتِهٖ
4- Ey heybetine her şeyin itaat ettiği,
يَا مَنِ انْقَادَ كُلُّ شَىْءٍ لِمُلْكَتِهٖ
5- Ey saltanatına karşı her şeyin inkıyat ettiği,
يَا مَنْ دَانَ كُلُّ شَىْءٍ مِنْ مَخَافَتِهٖ
6- Ey korkusundan her şeyin kendisine boyun eğdiği,
يَا مَنِ انْشَقَّتِ الْجِبَالُ مِنْ خَشْيَتِهٖ
7- Ey korkusundan dağların yarıldığı ve parçalandığı,
يَا مَنْ قَامَتِ السَّمٰوَاتُ بِاَمْرِهٖ
8- Ey emriyle göklerin ayakta durduğu,
يَا مَنِ اسْتَقَرَّتِ الْاَرْضُ بِاِذْنِهٖ
9- Ey izniyle yerin karar kıldığı,
يَا مَنْ لَا يَعْتَدٖى عَلىٰٓ اَهْلِ مَمْلَكَتِهٖ
10- Ey memleketinin ahâlisine zulmetmeyen,
سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
يَا غَافِرَ الْخَطَايَا
1- Ey hataları mağfiret eden,
يَا كَاشِفَ الْبَلَايَا
2- Ey belaları kaldıran,
يَا مُنْتَهَى الرَّجَايَا
3- Ey ümitler kendisinde son bulan,
يَا مُجْزِلَ الْعَطَايَا
4- Ey ihsanı bol veren,
يَا وَاسِعَ الْهَدَايَا
5- Ey hediyeleri geniş olan,
يَا رَازِقَ الْبَرَايَا
6- Ey mahlûkata rızık veren,
يَا قَاضِىَ الْمُنَايَا
7- Ey ölümlere karar veren,
يَا سَامِعَ الشَّكَايَا
8- Ey şikâyetleri işiten,
يَا بَاعِثَ السَّرَايَا
9- Ey askerler gönderen,
يَا مُطْلِقَ اْلاُسَارٰى
10- Ey esirleri salıveren,
سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
يَا ذَا الْحَمْدِ وَ الثَّنَٓاءِ
1- Ey hamd ve senâ sahibi,
يَا ذَا الْمَجْدِ وَ السَّنَٓاءِ
2- Ey şeref ve yücelik sahibi,
يَا ذَا الْفَخْرِ وَ الْبَهَٓاءِ
3- Ey fahir ve bahâ sahibi,
يَا ذَا الْعَهْدِ وَ الْوَفَٓاءِ
4- Ey ahd ve vefâ sahibi,
يَا ذَا الْعَفْوِ وَ الرِّضَٓاءِ
5- Ey af ve rızâ sahibi,
يَا ذَا الْمَنِّ وَ الْعَطَٓاءِ
6- Ey iyilik ve bağış sahibi,
يَا ذَا الْفَصْلِ وَ الْقَضَٓاءِ
7- Ey kesin söz ve hüküm sahibi,
يَا ذَا الْعِزَّةِ وَ الْبَقَٓاءِ
8- Ey izzet ve sonsuzluk sahibi,
يَا ذَا الْجُودِ وَ النَّعْمَٓاءِ
9- Ey cömertlik ve nimetler sahibi,
يَا ذَا الْفَضْلِ وَ اْلاٰلَٓاءِ
10- Ey karşılıksız iyilik ve gizli nimetler sahibi,
سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
Hz. Peygamber Efendimizin Bir Duası
..Allahım! Beni önümden, arkamdan, sağımdan solumdan ve üstümden (gelecek her türlü tehlikeden) koru. Altımdan (gelecek belalarla/deprem ile) helak olmaktan senin azametine sığınırım.
Hz. Yunus Aleyhisselam ve Aleyhissalatü Vesselam’ın Musibet Karşısında Duası
“Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn”
Ebu'd-Derdâ Hazretleri demiştir ki, "Her kim sabah ve akşam yedi kere bu ayeti okursa, Allah Teâlâ o kulun önemsediği şeylere kifâyet eder."
“Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ Hû, aleyhi tevekkeltu ve Huve rabbül arşıl azîm”
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurdu: “Kim her sabah ve her akşam üç defa bu duayı okursa ona hiçbir şey zarar vermez.”
“Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim.”
Musibetin mükafatını ve hayırlısını istemek:
“Allahumme'curnî fî musîbeti ve ehlifnî hayran minhe”
Dua hakikatinin manasını içeren bir dua :
“Ya Rabbenâ, Ya Halîk-ı Arz ve Semâvât!
Senin kudretin nihayetsiz, rahmetin sonsuzdur.
Biz aczimizi, zayıflığımızı itiraf ediyoruz. Sarsılan şu arzda, sana sığınıyoruz.
Eğer bu musibet, gafletimize bir ikaz ise, biz anladık; sen affeyle.
Eğer günahlarımıza kefaretse, sabır ve metanet ver.
Kalplerimizi teskin eyle. Sevdiklerimizi muhafaza eyle.
Yıkılanları ihya eyle, kalanlara rahmetinle kuvvet ver.
Biz tedbir aldık, gayret ettik; ama netice senindir.
Hikmetine razıyız, rahmetine muhtacız, kudretine dayanırız.
Kalbimize iman, dilimize zikir, hâlimize tevekkül lütfet.
Ey Erhamü’r-Râhimîn!
Bizi korku ile değil, sevgi ve hidayetle terbiye et.
Amin, amin, bi hürmeti Seyyidi’l-Mürselîn.
Kur’an Rehberliğinde Korkuya Değil, Duaya Yönel
“Dua eden adam anlar ki birisi var; onun hatırat-ı kalbini işitir, her şeye eli yetişir, her bir arzusunu yerine getirebilir, aczine merhamet eder, fakrına meded eder.” (Sözler, 23. Söz)
Dua eden kişi, yalnız olmadığını; kalbindeki düşünceleri işiten, her şeye gücü yeten, isteklerini karşılayabilecek, acizliğine merhamet eden ve fakirliğine yardım eden Allah'ın varlığını hisseder. Dua, insanın Allah ile olan bağını kuvvetlendiren bir farkındalık kapısıdır diyebiliriz.
Asrımıza yakın bir zamanda yazılmış Kur’an tefsiri Risale-i Nur’da dua, birçok farklı bölümde geçer. Bediüzzaman Said Nursi dua, musibet, kader, tevekkül ve iltica kavramlarını birlikte ele alarak dua konusunu akli ve kalbi yönleriyle farklı açılardan izah ederek Kur’an rehberliğinde dua nasıl olur açıklar.
Musibetler İlahi İkazdır, Rahmet Ciheti de Vardır
Bediüzzaman der ki:
“ Öyle çok zahiri musibetler var ki İlahi bir ihtar, birer ikazdır ve bir kısmı keffaretü’z-zünubdur. Ve bir kısmı gafleti dağıtıp, beşeri olan aczini ve zaafını bildirerek bir nevi huzur vermektir.” (Lem’alar, 2. Lem’a)
Musibetler bir ikaz-ı İlâhîdir. Depremler de bu kapsamda düşünülebilir. Bu sarsıntıların gelişi başıboş değil; her şey gibi kaderle ve rahmetle yoğrulmuş bir emirdir. Arzın titremesi, Halık-ı Zülcelâl’in bir hatırlatmasıdır. Bu, gazap değilse de gafletimizi kaldıracak bir ihtardır. Biz Allah’ın kullarıyız, Allah’ın kudreti karşısında aczimizi bilmekle şeref kazanırız.
Kur’an Rehberliğinde Depremde Okunacak Dua
Kur’an’ın rehberliğinde anlarız ki; depremler rastgele değil, birer ilahi ihtar, birer uyanış vesilesidir. Bu uyanış ile dua etmek bize kalbi, ruhu ve aklı güçlendiren manevi bir kalkan kazandırır.
Dua ile İman Arasındaki Bağ
“Dua ubûdiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir.” (Mektubat, 24. Mektup)
Dua, Allah’a inanmanın ve güvenmenin bir göstergesidir. Dua tevhid inancını güçlendirerek insanı Allah’a yaklaştırır.
Cevşenü'l-Kebir Duası Hakkında
Mecmûarü'l-Ahzâb'ın kenarında bulunan ve Cevşenü'l-Kebir'in fazilet ve hasiyetine dâir olan yazının tercümesinin bir kısmıdır.
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz Hazretleri, Hazret-i Ali'ye Hazret-Ali de oğlu Hazret-i Hüseyin'e rivayet ettiler.
Dediler ki:
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm'dan işittim.
Kendisi bir gün zırhını giymiş oldukları halde Uhud Dağı'na gidiyordu. Hava gâyet sıcaktı.
Aleyhissalatü Vesselâm Efendimiz buyurdular:
Gökyüzüne baktım ve Allah'a duâ ettim. Gök kapıları açıldı.
Cebrail Aleyhisselâm nûrlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu.
Dedi:
Sana Cenâb-ı Hakk'tan selâm ve tahiyye ve ikrâm hediye getirdim.
Ben ta'zimen selâmlarını aldım.
Cebrail Aleyhisselâm buyurdular:
Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duâyı oku.
Bu duâyı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te'sîri vardır.
Peygamber Aleyhissalātü Vesselām Cibril-i Emîn'e sordu:
Bu duânın te'siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir?
Cebrail Aleyhisselâm dedi:
Yâ Resûlallah!
Bu dua Allahü Azīmüşşân tarafından sana ve ümmetine bir hediyedir.
Bu duânın sevabını Allahü Azimüşşan'dan gayri kimse bilmez.
Bu duâ için daha büyük vesikalar ve uzun bahisler vardır.
Biz burada bu kadarla iktifa ve ihtisar ettik.
İşte Cevşenü'l-Kebîr nâmıyla ma'rûf olan duâ budur.
El-Baki Hüvel-Baki
Saidü'n-Nursi
Hz. Yunus Aleyhisselam’ın Musibet Karşısında Duası
Hz. Yunus Aleyhisselam balığın karnına düştüğünde karanlıklar içinde kaldığında Allah’a iltica ederek acz ve fakr şuuruyla dua etmişti.
“ Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Ben bir söz bilirim ki, büyük bir üzüntüye, sıkıntıya düşmüş bir kul söylerse, Allah Teâlâ ona muhakkak bir çıkış yolu açar. Bu, kardeşim Yûnus’un sözüdür: Karanlık içinde kaldığı vakit:
Türkçe Okunuşu: "...Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn" (Enbiya, 87)
Anlamı: “Senden başka ilâh yoktur. Seni tenzih ederim, muhakkak ki ben zâlimlerden oldum.” demişti. (Bkz. Tirmizî, Deavât, 81/3505)
Dua, koruyucu bir kalkan; tevekkül bu kalkana güvenerek yaşamaktır.
Dua ve teslimiyet yalnızca felaket anında değil, her zaman olmalıdır. Çünkü duanın özü, Allah’a yönelmek; tevekkülün özü ise sonucu O’na bırakmaktır.
Peygamberimizin bize zarar gelmemesi için okumamızı tavsiye ettiği dua :
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurdu: “Kim her sabah ve her akşam üç defa bu duayı okursa ona hiçbir şey zarar vermez.”
Türkçe Okunuşu: Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim.
Anlamı: "İsmi sayesinde yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah'ın adıyla. O her şeyi işitir ve bilir» derse, ona hiçbir şey zarar vermez."
(Ebû Dâvûd, Edeb, 101/5088; Tirmizî, Deavât, 13)
Ebu'd-Derdâ Hazretleri demiştir ki, "Her kim sabah ve akşam yedi kere bu ayeti okursa, Allah Teâlâ o kulun önemsediği şeylere kifâyet eder." (bk. Ebu Davud, Edeb, 100-101; Suyuti, ed-Dürrü'l-mensur, 4/334; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini, ilgili ayetlerin tefsiri)
Türkçe Okunuşu: Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ Hû, aleyhi tevekkeltu ve Huve rabbül arşıl azîm
Anlamı: “…Allah bana yeter, O’ndan başka ilah yoktur. Ben yalnız O’na dayanırım. Çünkü O, büyük Arş’ın, muazzam hükümranlığın sahibidir.”
( Tevbe,9/129)