"İİKV’de ‘Öğrenme’ Kavramı Bilim ve Sanat Ekseninde Tartışıldı"

15.09.2025


Vakıf merkezimizde gerçekleştirilen seminerde, eğitim dünyasının önemli isimlerinden Prof. Dr. Burhan Akpınar, “Öğrenme: Bilim mi, Sanat mı?” başlıklı konuşmasıyla dinleyicilere yeni ufuklar açtı. Seminerin moderatörlüğünü İİKV Başkanı Said Yüce üstlendi. Yüce, konuşmasında eğitim sistemimize ve modern pedagojilere dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Eğitimde Bilim ve Sanat Dengesi

Prof. Akpınar, insanın doğrudan “öğretemeyeceğini”, yalnızca öğrenmeyi kolaylaştırabileceğini vurguladı. Öğretmenin rolünü bir sanatçıya benzetti:

• Sınıf bir tuval,

• Yöntemler fırça,

• Materyaller boya,

• Öğrenciler ise tablonun kendisidir.

Bu metaforla, eğitimin hem bilimsel yöntemlere hem de sanatsal dokunuşlara ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Batı Pedagojisinin Eleştirisi

Konuşmasında modern eğitim anlayışının kökenlerini sorgulayan Akpınar, son 300 yıldır Batı pedagojisi üzerine inşa edilen sistemin yetersizliklerine değindi.

• Batı’nın bozulmuş toplumsal yapısından doğan pedagojik modellerin eksik ve “kirli” olduğunu,

• Türkiye’deki pek çok özel okulun Batı merkezli Montessori gibi yaklaşımları merkeze almasının ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade etti.

Kur’anî Bir Eğitim Teorisi

Alternatif olarak, Kur’an’dan ilham alan bir eğitim anlayışının geliştirilebileceğini dile getirdi.

• Vicdan ve iç sesin öğrenmenin merkezinde yer alabileceğini,

• Hz. Muhammed’in (a.s.m) eğitim gücünün çatışma halindeki Arap topluluklarını bir medeniyete dönüştürmesinde ortaya çıktığını,

• Hz. Âdem’in doğuştan bilgisi ve Hz. İbrahim’in akıl yürütmeleri üzerinden de “çoklu zekâ” yaklaşımının temellendirilebileceğini örneklerle açıkladı.

Batı Modelli Eğitim Eleştirisi

Montessori gibi Batı merkezli eğitim kurumlarının fahiş fiyat politikalarına dikkat çeken Yüce, bunun aslında Türkiye’deki Batı hayranlığının bir tür sömürüsü olduğunu ifade etti. Ona göre, eğitimde özgün ve yerli kaynaklara yönelmek artık bir zorunluluktur.

Osmanlı’dan Günümüze Devam Eden Sorunlar

Said Yüce, Osmanlı döneminden de örnekler vererek Bediüzzaman Said Nursî’nin analizlerini hatırlattı. Nursî’nin metinlerinde sıkça dile getirdiği üç temel problem olan Cehalet, Zaruret (fakirlik) ve İhtilaf’ın, Osmanlı bakiyesi coğrafyalarda bugün de etkisini sürdürdüğünü belirtti.

Eğitim Süresinin Uzunluğu

Mevcut eğitim sisteminin üniversite ile birlikte yaklaşık 16 yıl sürdüğünü hatırlatan Yüce, “Her şeyin hızla değiştiği bir çağda, bu kadar uzun bir eğitim süresi yeniden gözden geçirilmeli ve revize edilmelidir” dedi.

Sonuç: Eğitimde Zihni Hürriyet

Seminer, katılımcılara eğitimin yalnızca bir bilgi aktarımı değil, aynı zamanda insanın zihnine ve kalbine dokunan bir sanat olduğunu hatırlattı. Prof. Akpınar, öğrenmenin özünde hikmet arayışı bulunduğunu; bu nedenle öğretmenlerin öğrencilerine hayal kurduracak, merak uyandıracak ve zihni hürriyet kazandıracak bir yaklaşım benimsemeleri gerektiğini vurguladı.

Seminer, hem Prof. Dr. Burhan Akpınar’ın hem de Said Yüce’nin değerlendirmeleriyle, bilim, sanat ve değer temelli bir eğitim anlayışının mümkün olup olmadığına dair verimli bir tartışma zemini sundu.