Uluslararası Afakî ve Enfüsî Ayetlerin Tefsiri Sempozyumun Açılışında Kur’an’ın Kevnî ve Enfüsî Ayetleri Ele Alındı
İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’nın ev sahipliğinde, Sultanahmet Vakfı, Darul İcaz ve Darul İrfan’ın iş birliğiyle düzenlenen “Âfâkî ve Enfusî Âyetlerin Tefsiri: Geçmişin Sunumu, Günümüzün Eleştirisi ve Geleceğin Öngörüsü” başlıklı uluslararası sempozyum, dünyanın çeşitli ülkelerinden seçkin ilim adamlarını İstanbul’da buluşturdu.
Açılış oturumuna İstanbul Dârü'l-İ'câz el-İlmî Başkanı Prof. Dr. Mahmud Ahmed Misri, Fas Kur'an ve Sünnette İ'câz Heyeti Başkanı Prof. Dr. Muhammed Bourabab, Sultanahmet Vakfı Başkanı İsmail Hakkı Toman, Halep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Şaşu ve İİKV Mütevelli Heyeti Başkanı Said Yüce selamlama konuşmalarıyla katkı sundu. Ardından Halep Müftüsü Prof. Dr. Celaleddin Hancı takdim konuşmasını yaparken, sempozyumun onur konuğu Prof. Dr. Hassan Şemsi Pasha da etkili bir hitapla programa yön veren değerlendirmelerde bulundu.
Bu güçlü başlangıç, sempozyumun akademik zenginliğini yansıtarak önümüzdeki oturumlara dair yüksek bir ilmi beklenti oluşturdu.
Kur’an İlimlerinden Çağdaş Bilimlere Uzanan Süreç
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Mahmud Ahmed Misri (İstanbul Dârü’l-İ‘câz el-İlmî Başkanı), okunan ayetlerin işaret ettiği hakikatlerden hareketle İslam ilimlerinin aslî kaynağının Kur’an ilimleri olduğunu vurguladı. Tarih boyunca birçok âlimin kevnî ayetler üzerine tefsir çalışmaları yaptığını belirten Misri, bu birikimin çağın bilimsel ve aklî sorularına güçlü cevaplar sunduğunu ifade etti.
Misri ayrıca Sultanahmet Vakfı, Dârü’l-Mahṭutât ve Dârü’l-İcâz ile yürütülen uluslararası projelere değinerek, dünyanın birçok ülkesinde yapılan toplantılarla Kur’an ve sünnetteki İ‘cazın tanıtıldığını söyledi. Programın İİKV iş birliğiyle gerçekleştirilmesinin önemine işaret ederek İİKV Başkanı Said Yüce ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Konuşmasını Üstad Said Nursî’nin Medresetü’z-Zehrâ projesinin önemine atıf yaparak tamamladı.
Kur’an’ın Evrensel Mesajının Dünyaya Taşınması
Prof. Dr. Muhammed Bourabab (Fas Kur’an ve Sünnette İ‘câz Heyeti Başkanı), modern dünyanın karşı karşıya olduğu ahlaki ve sosyal tahribata değinerek Kur’an’ın sunduğu çözümlerin bugün her zamankinden daha gerekli olduğunu ifade etti.
İ‘caz alanındaki çalışmaların önce İslam dünyasında güçlendirilmesi, ardından farklı dillere tercüme edilerek tüm insanlığa ulaştırılması gerektiğini vurguladı.
Kur’an’daki Afakî ve Enfüsî Ayetlerin Önemi
Ardından söz alan İsmail Hakkı Toman (Sultanahmet Vakfı Başkanı), Kur’an’da afakî (kâinat) ve enfüsî (insan) ayetlerin aklı ve kalbi bir araya getiren yönlerine dikkat çekti. Toplantının bu tema üzerine tertip edilmesinin isabetli olduğunu ifade ederek programın önemli ilmî faydalar sağlayacağına dair temennilerini dile getirdi.
Dünya Çapında Yapılan İ‘caz Faaliyetleri
Daha sonra kürsüye gelen İhsan Ebu’l-Hayr (Medine Dârü’l-İcâz Vakfı Başkanı), dünyanın birçok ülkesinde düzenledikleri konferanslar ve seminerlerle İ‘caz ilmini tanıttıklarını belirtti. Rusya, Arnavutluk, Tayland, Malezya ve Endonezya’daki çalışmalarından örnekler vererek İstanbul’daki bu toplantının da hayırlı sonuçlara vesile olmasını diledi.
Kur’an’ın Gösterdiği Hakikat ve İnsanın Acziyetinin İdraki
Prof. Dr. İbrahim Şaşu (Halep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı) konuşmasına Rahman Suresi’nden ayetler okuyarak başladı. Beş yıl önce geçirdiği sağlık problemi sonucu görme kaybı yaşadığını anlatarak, çeşitli tedavilere rağmen sonuç alamadığını ve Necm Suresi 58. ayetteki “Onu Allah’tan başka açacak yoktur” ilahî hakikatinin hayatında tecelli ettiğini ifade etti. Bu tecrübesini afakî ve enfüsî ayetlerin imanî boyutlarıyla ilişkilendirdi.
“Kâinat, Tevhid Mührüyle Yazılmış Bir Kitaptır”
İstanbul İlim ve Kültür Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Said Yüce, toplantıda yaptığı konuşmada sanatın hakikate açılan yönüne dikkat çekerek şunları ifade etti:
“Kâinattaki bütün yaratılmışlar, ancak iman gözüyle görülebilen vahdaniyet mühürleri ve ehadiyyet sikkeleriyle doludur. Sanatkârlarımızın da eserlerini icra ederken âlemdeki her şeyin üzerinde parıldayan bu tevhid mührünü görüp göstermeleri gerekir. Çünkü insan da dâhil olmak üzere bütün varlıklar, İlâhî sanatın mucizeleridir. Kur’an’ın sivrisinekten yıldızlara, arıdan dağlara kadar nazarlarımızı çevirdiği her şey, okumasını bilene birer ayet hükmündedir.”
İ‘cazın Evrensel Boyutu ve İlimle İlişkisi
Murat Şeybani (Ürdün İ‘caz Cemiyeti Başkanı) konuşmasında, ilimler geliştikçe insanın Allah’ın yaratışındaki kudreti daha derin idrak ettiğini belirtti. İlk vahyin “İkra” emriyle başlamasının insanı okumaya, araştırmaya ve tefekküre sevk eden güçlü bir mesaj olduğunu söyledi.
Kur’an’da sivrisinek, arı ve karınca gibi mahlûkat üzerinden verilen örneklere dikkat çekerek kevnî ayetlerin derinliğinin hâlâ tam olarak çözülemeyen sırlarla dolu olduğuna işaret etti.
Ahlak ve İlim Arasındaki Bağın Yeniden İnşası
Sonrasında söz alan Prof. Dr. Celaleddin Hancı (Halep Müftüsü), Prof. Dr. Hassan Şemsi Pasha’yı tanıtarak hem tıp alanındaki uzmanlığının hem de fıkıh ve tefsir sahasındaki çalışmalarının önemine değindi. Peygamber Efendimizin “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” hadisinden hareketle günümüzde yaşanan ahlaki bozulmaya dikkat çekti. Dr. Hassan’ın “et-Tıb en-Nebevi”, “Gays er-Rahman min Feyz el-Kur’an” ve “Sevgiliyle Bir Gün” gibi eserlerini tanıttı.
Nebevi Tıp Çalışmalarının Doğuş Hikâyesi
Programın sonunda söz alan Prof. Dr. Hassan Şemsi Pasha, Nebevi tıp alanındaki eserlerinin ortaya çıkış sürecine dair dikkat çekici hatıralar paylaştı. Manchester’da tıp tahsili yaptığı yıllarda kütüphanede geniş bir inceleme imkânı bulduğunu belirten Pasha, burada karşılaştığı bir kişinin kendisini Arapça eser telif etmeye teşvik ettiğini ve bu teşvikin ilmî hayatında bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu yönlendirme ile yoğun bir araştırma sürecine girdiğini, kırktan fazla eser kaleme alma imkânı bulduğunu söyleyen Pasha, Allah’ın kendisini ilmî araştırmalara—özellikle de i‘câz sahasına yönlendirmiş olmasından dolayı daima hamdettiğini dile getirdi. Konuşmasını toplantının hayırlara vesile olması temennisiyle tamamladı.
Açılış konuşmaları karşılıklı hediyeleşme, teşekkür ve muhabbet ifadeleriyle sona ererek programın samimi atmosferini daha da güçlendirdi.





.png)


