Afaki ve Enfüsi Ayetlerin Tefsiri Sempozyumu Kapanış Konuşmalarıyla Sona Erdi
Âfâkî ve Enfüsî Ayetlerin Tefsiri Sempozyumu Kapanış Konuşmalarıyla Sona Erdi
İstanbul İlim ve Kültür Vakfı (İİKV) ev sahipliğinde düzenlenen “2. Uluslararası Âfâkî ve Enfüsî Ayetlerin Tefsiri Sempozyumu: Tarihi Süreç, Günümüzün Eleştirisi ve Gelecek Öngörüleri”, iki gün süren yoğun ve verimli oturumların ardından kapanış konuşmalarıyla sona erdi. Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda ilim adamının katılımıyla gerçekleştirilen sempozyumda, kevnî ayetlerin tefsiri tarihsel, metodolojik ve çağdaş yaklaşımlar çerçevesinde ele alındı.
“Gençlerin Maruz Kaldığı Yanlış Bilgilere Karşı İlmi Bir İlaç”
Sempozyumun kapanışında konuşan Prof. Dr. Ammar Jidal, toplantının özellikle günümüz gençliğinin karşı karşıya kaldığı fikrî sorunlara cevap üretme noktasında büyük bir önem taşıdığını vurguladı. Jidal, sempozyumda sunulan yüksek seviyedeki ilmî tebliğlerin, gençlerin zihinlerini meşgul eden zararlı bilgilere karşı sahih ve ikna edici cevaplar sunduğunu ifade etti.
İslamî ilimlerin farklı disiplinlerinde yetkin âlimlerin bir araya gelerek iş birliği yapmasının, menfi fikrî akımlara karşı güçlü çözümler üretilmesine imkân sağladığını belirten Jidal, bu süreçte fikrî ve tebliğ üslubunun çağın gereklerine uygun şekilde yenilenmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi. Bu sorumluluğun özellikle ilim adamlarına düştüğünü vurgulayan Jidal İİKV tarafından önümüzdeki yıl düzenlenmesi planlanan “Küresel Krizlere Kur’ânî Çözümler” başlıklı 13. Bediüzzaman Said Nursî Sempozyumu’nun, söz konusu problemlere önemli katkılar sunacağına inandığını belirtti. Dünyanın dört bir yanından ilim adamlarının katılacağı bu toplantının nihai hedefinin, bunalım içindeki insanlığa kurtuluş yolları sunmak olduğunu ifade etti.
“Her Âlim Kendi Alanına Parmak İzini Bırakmalı”
Kapanışta söz alan Prof. Dr. Muhammed Bourbab, toplantının öğretici niteliğini vurgulayarak İslam’ın geleceğine dair umutlu bir bakış sundu. Bourbab, her âlimin kendi ilmî çalışma alanında kendine özgü bir katkı ve iz bırakması gerektiğini belirtti.
Bir hadis-i şerife atıfta bulunarak, İslam mesajının ulaşmadığı hiçbir evin kalmayacağını söyleyen Bourbab, dünyadaki her insanın parmak izinin farklı olmasından hareketle her ilim adamının da kendi ilmî üretiminde özgün bir imza taşıması gerektiğini ifade etti. Konuşmasını İİKV’ye ve tüm katkı sunanlara teşekkür ederek tamamladı.
“Tebliğler Kitaplaştırılacak, Gelecek Yıl Halep’te Buluşma Temennisi”
Sempozyumun kapanışını değerlendiren Prof. Dr. Celaleddin Hancı, toplantıların oldukça faydalı geçtiğini ve nitelikli tebliğlerin sunulduğunu belirtti. Tartışma bölümlerine daha fazla zaman ayrılsaydı programın daha da zenginleşeceğini ifade eden Hancı, buna rağmen sempozyumun ilmî açıdan son derece verimli olduğunu söyledi.
Sunulan tüm tebliğlerin müstakil bir kitap olarak yayımlanmasının planlandığını belirten Hancı, temsilcisi olduğu Dârü’l-İcâz kurumunun merkezini İstanbul’dan yeniden Halep’e taşıma kararı aldıklarını ve gelecek yıl aynı toplantıyı Halep’te tekrarlamayı hedeflediklerini açıkladı. Ayrıca kurumun mevcut şartları sebebiyle maddî ve manevî destek beklentilerini dile getirdi.
İlmi İş Birliği ve Geleceğe Dair Umut
Kapanış konuşmalarıyla sona eren sempozyum, ilmî iş birliğinin, çağdaş problemlere Kur’ân merkezli çözümler üretme noktasında taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu. Katılımcılar, sempozyumun hem akademik dünyaya hem de günümüz insanının yaşadığı fikrî ve ahlâkî krizlere kalıcı katkılar sunacağı görüşünde birleşti. Program sertifika ve hediye takdimi ile sona erdi.


