İİKV ve KİM Vakfı’ndan Mühtedilere Küresel Destek

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı (İİKV) ve KİM Vakfı, dünya genelinde İslamiyet’i seçenlerin karşılaştığı manevi yalnızlık ve adaptasyon sorunlarına karşı dev bir eğitim projesi başlatıyor. Çalıştay verileri ise ezber bozuyor: Avrupa'da İslam'ı seçenlerin yüzde 80'i üniversite mezunu kadınlardan oluşuyor.

20.05.2026


İstanbul İlim ve Kültür Vakfı (İİKV) Mütevelli Heyeti Başkanı Said Yüce liderliğindeki üst düzey heyet, sivil toplum kuruluşları arasındaki kurumsal iş birliğini güçlendirmek amacıyla KİM Vakfını ziyaret etti. Eski Çevre Bakanı Rıza Akçalı, Prof. Dr. Bayram Özer ve Hasan Aksüt'ün de yer aldığı İİKV heyetini, KİM Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karaca ve vakıf yönetim kurulu üyeleri ağırladı.

Görüşmede; sivil toplumun toplumsal eğitimdeki rolü ele alınırken, İİKV bünyesinde gerçekleştirilen ve dünya genelindeki tebliğ faaliyetlerinin masaya yatırıldığı çalıştay tespitleri doğrultusunda küresel ölçekte ses getirecek ortak bir projenin temelleri atıldı. 

Hidayet Haritası: Eğitimli Avrupalı Kadınlar İlk Sırada

Çalıştayda sunulan saha tespitlerine göre, son dönemde İslamiyet’i seçenlerin (mühtedilerin) %80’ini Avrupalı ve büyük çoğunluğu üniversite mezunu olan kadınlar oluşturuyor. KİM Vakfı’nın çalışmalarına katılmak için her ay ortalama 200 kişinin başvurduğu ve bunların %10'unun aktif katılım sağladığı belirtildi.

Özellikle Norveç, İsveç ve Finlandiya gibi refah seviyesi yüksek İskandinav ülkelerinde yaşanan ciddi manevi bunalım ve yalnızlık duygusu, Hristiyan kadınların İslamiyet’i "güvenli bir liman" olarak görmesinde büyük rol oynuyor. Saha gözlemleri, kemikleşmiş dogmaları bulunan bir Katoliğe kıyasla, bir ateistin Müslüman olmasının daha kolay olduğunu ortaya koyuyor.

Turistlerin En Çok Şaşırdığı Durum: "Aracısız Muhataplık"

Türkiye’yi ziyaret eden ve camileri gezen turistlerin %70’inin Allah, ahiret, melekler, peygamberler ve kader gibi temel iman hakikatlerine halihazırda inandığı ifade edildi. Turistlerin İslamiyet'te en çok hayret ettikleri durumun, kul ile Allah arasında hiçbir aracının olmaması ve "doğrudan muhatap" olunabilmesi olduğu vurgulanırken, en sık sordukları sorunun ise "Allah’ın kötülükleri neden yarattığı" üzerine yoğunlaştığı aktarıldı.

Tebliğ metotlarında bölgesel farklılıkların önemine dikkat çekilerek, Hristiyan ağırlıklı Avrupa'da farklı; semavi bir dine inanmayan Uzak Doğu'da ise öncelikle yaratılış hakkındaki merak uyandırıcı sorularla başlayan farklı metotlar uygulandığı ifade edildi.

İslam Dünyasına Özeleştiri ve Metot Değişikliği

Çalıştay maddelerinde Müslüman dünyasına yönelik ciddi bir özeleştiri de öne çıktı. İslam dünyasının önündeki en büyük engelin, Müslümanların İslamiyet’e layık birer model olamalarından kaynaklandığı aktarıldı. Hristiyan toplumlarında; sade yaşam, devlet malına el uzatmama, yalan söylememe, temizlik ve düzen gibi vasıfların önde olduğuna dikkat çekilerek, İslamiyet'in sadece bir "helal-haram" dinine indirgenmemesi gerektiği uyarısı yapıldı. Tebliğ süreçlerinde zihinsel konforun terk edilmesi, akıllardaki sorulara iman hakikatleri ekseninde ikna edici cevaplar verilmesi ve gidilen ülkelerdeki yerel cami ile cemaate uyum sağlanması gerektiği belirtildi.

Ayrıca Müslüman devletlerin birçoğunun bilimsel ve düşünsel (epistemolojik) esaret altında olduğu, bazı komitelerin eğitim yoluyla Müslümanları bilinçli olarak eğitimsiz bırakmaya çalıştığı ifade edildi. Küresel dinsizlik akımlarına karşı ise dindar Hristiyanlar ile İslamiyet'in ittifak etmesi gerektiği; aile yapısının bozulması, gençlerin ibadet yerlerinden uzaklaşması ve çevre sorunları gibi ortak tehditlere karşı iş birliğinin hayati önem taşıdığı vurgulandı. 

"Mühtedilere Destek Eğitimi Projesi" Hayata Geçiyor

İslam'ı seçen kişilerin sonraki süreçte yalnız kalmaları veya eski kötü alışkanlıklarına dönerek İslam'ı bırakabilmeleri riskine karşı iki kurum ortak bir proje kararı aldı. KİM Vakfı, Sultanahmet Vakfı ve ilgili STK'ların destekleriyle yürütülecek projenin detayları şu şekildedir:

  • Projenin Amacı: Yurt dışındaki mühtedilerin Kur'an ve Sünnet rehberliğinde, Risale-i Nur eksenli İslami ilimlerle desteklenmesi ve katı/aşırı yorumların etkisinde kalmalarının önlenmesi.

  • Eğitim Modeli: Ezher ve Malezya İslam Üniversitesi modelinde, ancak Risale-i Nur temelli bir müfredat.

  • Süre ve Yer: Bağımsız bir eğitim merkezinde ya da İİKV bünyesinde 6 ila 21 gün arasında yüz yüze eğitim.

  • Ders İçeriği: Arapça dil eğitimi, Güzel Kur’an okuma, Fıkıh, İtikad ve Akaid eğitimi.

  • Dijital Eğitim: Mühtediler için halihazırda bir online eğitim paketi hazırlanacak; bu müfredat üzerinde Prof. Dr. Bayram Özer ve Burhan Hoca çalışacak.

Ziyaret, sivil topluma katkı sağlayacak ortak platformlarda bir araya gelme kararlılığının vurgulanması, karşılıklı hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.